Category Sağlığını Koru

MENİSKÜS NEDİR? NE İŞE YARAR?

Diz ekleminde uyluk kemiği (femur) ve kaval kemiği (tibia) arasında yer alan kıkırdak yapısında sert yastıkçıklara menisküs adı verilir.

Her dizde iç ve dış olmak üzere iki adet hilal şeklinde menisküs bulunur. Menisküsler kaval kemiği üst eklem yüzeyine bağ dokusu ile gevşek olarak tutunurlar ve eklem yüzeyinin 1/3 – 1/2 kadarını kaplarlar.

Menisküslerin dış kenarları kalınlığı daha fazla olup merkeze doğru gidildikçe incelir. Menisküsün üst yüzeyi ise uyluk kemiğine uyum sağlamış şekildedir. Menisküslerin ön boynuz, arka boynuz, gövde ve kök kısımları vardır (Şekil 1).

Menisküs kanlanması bakımından üç farklı bölgeye ayrılmaktadır. Hilal şeklindeki menisküsün en dış kenarı kanlanmanın en iyi olduğu bölgedir ve kırmızı – kırmızı bölge olarak isimlendirilir. Menisküsün merkeze en yakın bölgesi kanlanmanın olmadığı bölgedir ve beyaz – beyaz bölge olarak isimlendirilir. Bu iki bölgeyi birbirinden ayıran orta hattaki bölge kırmızı – beyaz bölge olarak isimlendirilir (Şekil 2).

Kanlanmanın iyi olduğu kırmızı bölge menisküs yırtıkları ameliyatsız tedavi ile iyileşme potansiyeline sahiptir. Beyaz bölgedeki menisküs yırtıklarının ise artroskopik cerrahi ile tamir sonrası dahi iyileşme potansiyelleri azdır.

İç menisküsün çapı dış menisküsün çapından daha büyüktür ve C şeklindedir. Dış menisküs daha küçük daha yuvarlak ve daha hareketli bir yapıya sahiptir. İç menisküs yaralanmaları dış menisküs yaralanmalarından daha sık görülür.

Menisküsler diz ekleminin biyomekanik yapısında hayati öneme sahiptir. Diz ekleminin stabilizasyonunda, yük taşımada, ekleme binen yüklerin dağıtılması, eklem kıkırdağının korunması, şok (darbe) emilimi, eklem yüzeyi uyumunu sağlamak ve eklem yüzeyinin kayganlığının sağlanmasında önemli rol oynarlar.

Menisküslerin yokluğunda uyluk kemiği ve kaval kemiği arasındaki eklem yüzeyleri birbirleri ile tam uyumlu olmadıklarından belli noktalar yüke fazla maruz kalırken diğer yüzeylere yük dağıtılamayacak ve yük binen yüzeylerde aşınma, yıpranma ve eklem yapısının bozulması ile karşılaşılacaktır.

Menisküs Yaralanması Nasıl Oluşur?

Menisküs yaralanmasına en sık neden olan mekanizma ayak yere sabitlenmişken gövdenin diz üzerinde dönmesi ile oluşur.

Bu yaralanmalar temaslı spor branşları, bireysel spor branşları, futbol, basketbol ve güreş sporu yapanlarda yaygın olarak görülür. Bununla birlikte trafik kazaları, diz üzerine düşmeler, dize gelen direkt darbeler de menisküs yaralanmalarına neden olabilir. Diz çökmesi gereken mesleklerde de menisküs yaralanmaları artar. Özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde çok küçük travmalar dahi dejeneratif menisküs yırtıkları oluşturabilir.

Menisküs Yaralanması Kimlerde Olur?

Normal popülasyonda bir yılda 100.000’de 6-7 menisküs yaralanması görülürken fiziksel aktivite seviyesi daha yüksek olan popülasyonlarda bir yılda 100.000’de 827 menisküs yaralanması görülür.

Aktivite seviyesinin yüksek olması ve vücut kitle indeksinin >25 olması menisküs yaralanma riskini artırır. Bununla birlikte erkek cinsiyet, ileri yaş ve diz eklem stabilitesini bozan ön çapraz bağ yaralanmaları da menisküs yaralanması riskini artırır.

Akut menisküs yırtıkları genç erişkinlerde daha çok görülürken, dejeneratif yırtıklar 50 yaş üzeri bireylerde daha sık görülür. 10 yaşından küçük çocuklarda ise menisküs yırtığı çok nadir görülür.

Menisküs Yaralanmasının Belirtileri Nelerdir?

• Diz ekleminin iç yanı ve dış yanında hassasiyet ve ağrı hissedilir.

• Çöküp kalkma sırasında diz ağrısı şiddetlenebilir hatta bu hareketi yapmaya izin vermeyebilir.

• Menisküs yırtıkları eklem yüzeyinde yer değiştirerek kilitlenme ya da takılma hissi gibi mekanik belirtilere neden olabilir.

• Diz ekleminde şişlik ve eklem hareket açıklığının son noktalarında kısıtlılık oluşabilir.

• Eğer eşlik eden bir bağ yaralanması yoksa şişlik çok belirgin olmayabilir.

• Menisküs kanlanması az olan bir doku olduğundan yaralanması halinde diz ekleminde ciddi bir ödem oluşmasını beklemeyiz.

• Menisküs yaralanması kanlanmanın az olduğu bir bölgede ise hemen belirti vermeyerek 24 saat sonra dizde şişlik ve ağrı şikayetleri ile ortaya çıkabilir.

• Büyük menisküs yırtıkları (kova sapı yırtık) ise şiddetli ağrı ve dizde kilitlenme ile ortaya çıkarak acil artroskopik cerrahi tedavi gerektirebilir.

• Menisküs yaralanmalarında tanı amacıyla seçilecek görüntüleme yöntemi manyetik rezonans görüntülemedir (MRG).

Menisküs Yırtıklarının Sınıflandırılması

Menisküs yırtıkları akut ve dejeneratif yırtıklar olarak sınıflandırılabilir.

• Akut menisküs yırtıkları daha çok genç erişkinlerde sportif aktiviteler sırasında menisküse aşırı yüklenmeler nedeniyle oluşur.

• Dejeneratif yırtıklar ise ilerlemiş yaş ile birlikte mikro travmalar nedeniyle yıpranmış ve kalitesini yitirmiş olan menisküste küçük bir travma sonrasında oluşur.

Menisküs yırtıklarının bir diğer sınıflandırması ise yırtık tipine göre yapılır. Boylamasına yırtıklar, yatay yırtıklar, enlemesine yırtıklar, kova sapı yırtıklar ve kompleks yırtıklar olarak sınıflandırılabilir.

Menisküs Yaralanmalarının Tedavisi ve Spora Dönüş

Akut dönemde diz eklemi istirahata alınmalıdır. İstirahat diz ağrısı ve ödem geçene kadar devam etmelidir. Diz eklemine baskı uygulayan squat, diz üzerine çökmek ya da diz üzerine oturmak, merdiven çıkmak, koşu, dans ve kurbağalama yüzmek gibi aktivitelerden uzak durulmalıdır.

Ağrı çok şiddetli ise koltuk değneği kullanımı teşvik edilmelidir. Diz eklemi üzerine buz uygulaması 4-6 saat ara ile 15 dakika süre ile bacak yüksekte tutularak yapılmalıdır. Eğer belirgin bir şişlik var ise diz eklemine kompresyon oluşturan bandaj uygulamaları yapılmalıdır.

Menisküs yırtıklarının tedavisi hastanın yaşına, mesleğine, yırtığın tipine, yerine, büyüklüğüne, takılma ve kilitlenme gibi mekanik belirtilerin varlığına göre değişiklik gösterir.

Konservatif Tedavi

Diz ekleminde ağrı ve şişlik gibi belirtilerin 24 saat sonrasında gelişmiş olması, yaralanmaya dair bir olayın hatırlanmaması ya da basit bir olayın hatırlanması, diz eklemi üzerine yük verebiliyor olmak, eklem hareket açıklığının tam ya da tama yakın olması konservatif tedavinin başarılı olacağını düşündürür.

Atroskopik Cerrahi Tedavi

Diz ekleminde kilitlenme ya da takılmaların olması, eklem hareket açıklığında kısıtlılık, yaralanma anına dair diz ekleminde ciddi bir dönmenin tariflenmesi ve sonrasında sportif aktiviteye devam edilememesi, menisküs yaralanması ile beraber ön çapraz bağ yaralanmasının olması ve 3-6 haftalık konservatif tedaviye rağmen şikâyetlerin devam ediyor olması gibi durumlarda artroskopik cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulduğu düşünülür.

Cerrahi girişim sırasında “menisektomi” ya da “menisküs tamiri” yapılabilir. Menisektomi sonrasında spora dönüş yaklaşık 4 hafta sonraya planlanırken, menisküs tamirinde bu süre ortalama 12 haftayı bulur.

Sporcunun maç takvimine göre hareket edilerek, spora erken dönmek maksadı ile tamir edilebilecek bir menisküs yırtığında menisektominin tercih edilmesi uzun dönemde spor hayatının olumsuz etkilenmesiyle sonuçlanabilir.

Konservatif tedavi ya da artroskopik cerrahi tedavi sonrasında uygulanan sportif rehabilitasyon sonrasında,

• Diz ekleminde ödem olmaması,
• Eklem hareket açıklığının tam olarak sağlanmış olması,
• Kuadriceps ve hamstring kas gruplarının normal işlevini yerine getirebilmesi,
• İyi bir denge ve propriyosepsiyonun sağlanması,
• Fonksiyonel egzersizlerin zorlanmadan yapılabilmesi
• Antrenman sırasında diz eklemine yönelik bir şikayetin olmaması,
halinde spora dönüşe izin verilir.

Kaynaklar

Francavilla, M. L., Restrepo, R., Zamora, K. W., Sarode, V., Swirsky, S. M., & Mintz, D. (2014). Meniscal pathology in children: differences and similarities with the adult meniscus. Pediatric radiology, 44(8), 910-925.

Twomey-Kozak, J., & Jayasuriya, C. T. (2020). Meniscus Repair and Regeneration: A Systematic Review from a Basic and Translational Science Perspective. Clinics in sports medicine, 39(1), 125-163.

Beaufils, P., Becker, R., Kopf, S., Matthieu, O., & Pujol, N. (2017). The knee meniscus: management of traumatic tears and degenerative lesions. EFORT open reviews, 2(5), 195-203.

Wiley, T. J., Lemme, N. J., Marcaccio, S., Bokshan, S., Fadale, P. D., Edgar, C., & Owens, B. D. (2020). Return to Play Following Meniscal Repair. Clinics in sports medicine, 39(1), 185-196.

Brelin, A. M., & Rue, J. P. H. (2016). Return to play following meniscus surgery. Clinics in sports medicine, 35(4), 669-678.

Jones, J. C., Burks, R., Owens, B. D., Sturdivant, R. X., Svoboda, S. J., & Cameron, K. L. (2012). Incidence and risk factors associated with meniscal injuries among active-duty US military service members. Journal of athletic training, 47(1), 67-73.

DOKÜMANLAR
Bu makaleyi aşağıdaki linkten PDF dokümanı olarak indirebilirsiniz.
Read More

SPORDA SIK GÖRÜLEN YARALANMALAR NELERDİR?

Ayak Bileği

Ayak Bileği Burkulması (Distorsiyonu)

Ayak bileğindeki yumuşak doku yaralanmalarının çoğunluğu bilekteki ani yük değişimi ile ortaya çıkar. Ayak bileğindeki bağ yaralanmalarında bilek, genellikle dıştan içe doğru burkulur ve dış bağlar gerilir. Farklı yönlerdeki travmalar ve travmanın derecesine göre iç yan bağlar ve bacak kemikleri arasındaki sindesmoz (eklem) zar yapısı da yaralanabilir.

Aşil Tendiniti/Tendon Yırtığı (Rüptürü)

Yaralanmalar içsel (kuvvet eksikliği, esneme yetersizliği vs.) ve dışsal (ayakkabı, antrenman sahası, spora özgü hareketler vs.) faktörlere bağlı olarak gelişir. Aşil tendinitinde bu faktörlere bağlı olarak zaman içerisinde ağrı, hareket kısıtlılığı gibi semptomlar görülebilir. Aşil tendon kopması ise ani gelişen bir gerilme sonucu ortaya çıkabilir.

Ayak Bileği Ön Sıkışma (Anteior İmpingement) Sendromu

Tekrarlayan ayak (sırtına doğru hareketler/dorsifleksiyon) hareketleri sporcularda, özellikle de futbolcularda ‘’Futbolcu Ayağı’’ olarak tanımlanan bir sendromdur. Sıkışma sendromlarının tedavisinde öncelikle bu hareketleri kısıtlamak gerekir, sonra da kademeli bir egzersiz yapılmalıdır. Bütün yaralanmalarda olduğu gibi iyileşmeyen durumlarda cerrahi tedavi düşünülür.

Ayak Bileği Arka Sıkışma (Posterior İmpingement) Sendromu

Tekrarlayan (ayak tabanına doğru/plantar fleksiyon) ayak hareketleriyle sporcularda özellikle balerinlerde görülen bir sendromdur.

Ayak Tabanı Zar İnflamasyonu (Plantar Fasciitis)

Zar yapısının topuğa yapışma yerinde aşırı kullanıma bağlı oluşan bir patolojidir (hastalık bilimi). Koşucu gibi aktif sporcularda ve ayakta çalışan kişilerde sık görülür. Uygun ayakkabı veya tabanlık seçimi, ayak tabanında soğuk masaj, gerdirme hareketleri başlangıçta önerilen tedavi protokolüdür.

Diz

Ön Diz Ağrısı (en sık Kondromalazia Patella)

Uygun olmayan diz yapısı ile tekrarlayan yanlış diz hareketleri sonrası ön dizde yer alan kıkırdak yapısının bozulması sonucu oluşur. Koruma ve konservatif tedavi (cerrahi müdahale olmadan ilaç vb. şekilde tedavi) ile şikayetler genellikle azalır.

Menisküs Dejenerasyonu/Yırtığı (Rüptürü)

Daha çok sporcularda görüldüğü için bir sporcu hastalığı olarak bilinse de, dizdeki ani dönme hareketleri başta olmak üzere, travmalar sonucu ve yaşlılarda dize alınan küçük darbelerin birikmesi ile oluşan menisküs yırtığı, dizini herhangi bir şekilde zorlamış kişilerde de görülebilir. Eklem aralığında ağrı, hareket sırasında kilitlenme bulguları görülebilir.

Ön Çapraz Bağ Gerilmesi/Yırtığı (Rüptürü)

Spor aktiviteleri sırasında özellikle ani durma, hızlanma, yavaşlama ve dönme (yön değiştirme) gibi durumlarda bağ lezyonu gelişir. Ayak sabitken dizin ya da bacağın burkulması sonucunda ortaya çıkar. Dizde boşluk hissi ve güvensizlik sık görülür. Kısmi ya da tam yırtık durumuna göre bulgular ve tedavi yaklaşımı değişir.

İç ve Dış Yan Bağ Gerilmesi/Yırtığı (Rüptürü)

Dizin içine doğru zorlama ile iç, dışına doğru zorlanma ile dış yan bağ yaralanır. Dizde en sık yaralanan bağ, iç yan bağdır. Dizin iç ve dış tarafına doğru boşluk hissi görülebilir.

Patellar Tendiniti/Tendon Yırtığı (Rüptürü/Jumper’s Knee)

Atlama, sprint ve diğer iniş hareketleri gibi sürekli ağırlık taşıma aktiviteleri ile yavaş yavaş gelişir. Patellar tendinit zemininde, bazen de ani-dengesiz bir hareket sonucu kısmi ya da tam yırtık gelişebilir.

Omuz

Omuzda (Subakromiyal) Sıkışma (İmpingement) Sendromu

Sıkışma sendromu korakoakromiyal ile humerus başı arasında, genellikle supraspinatus tendonu, subakromiyal bursa, bisipital tendon ve rotator kılıf tendonlarının sıkışması sonucu oluşan bir hastalıktır. Bütün yaralanmalarda olduğu gibi sıkışma derecesine bağlı konservatif ya da cerrahi tedavi planlanır.

Supraspinatus Tendiniti/Tendon Yırtığı (Rüptürü)

Kolun aşırı kullanılması veya alışık olunmayan hareketlerin yapılması, aniden zorlama veya yüklenme supraspinatus tendonu ile subakromiyal bursada zedelenmeye yol açabilir. Tendinit durumu zamanla tendon yırtığına da dönüşebilir.

Biseps Brachi Tendiniti/Tendon Yırtığı (Rüptürü)

Diğer tendon yaralanmalarında olduğu gibi aşırı kullanım veya ani gerilmeler ile tendinit ve tendon yırtıkları gelişir. Daha çok vücut geliştirme sporunda karşılaşılır. Kolun ve omuzun ön yüzünde ağrılar olur.

Omuz Çıkığı (Glenohumeral Laksisite/Subluksasyon/Luksasyon)

Travmatik bir yaralanma veya gevşek kapsüler ligamentler sebebiyle oluşur. Omuz çıkığı genellikle öne doğru olur. Kemik, kapsül, labrum, tendon yaralanmalarına bağlı olarak cerrahi tedavi planlanabilir.

Akromiyoklaviküler Eklem Ayrılması (Seperasyon)

Akromiyoklaviküler eklem (Köprücük kemiği ile kürek kemiğinin tam ortasında kalan bölüm) fibröz disklerin olduğu, ligamentlerle (bağlar) destekli düz ve zayıf bir eklemdir. Omuz üstü düşmeler sonucunda farklı derecelerde yaralanmalar ortaya çıkabilir. Eklem üzeri şişlik, diğer omuza doğru hareketlerde ağrı ile kendini belli eder.

Uyluk Bölgesi

Uyluk Arkası (Hamstring) Kas Zorlanması (Strain)

Hamstring, uyluk arkasında bulunan üçlü bir kas grubudur. En sık yaralanan kas yapısıdır. Genellikle ani gerilme ile yaralanma olur. Kaslar; yetersiz ısınma, yetersiz esneklik, kuvvet eksikliği ve yorgunluk gibi sebeplerden dolayı hasara uğrar.

Uyluk Önü (Kuadriseps) Kas Zorlanması (Strain)

Kuadriseps, uyluk ön kısmında bulunan dörtlü bir kas grubudur. Koşu, sıçrama, denge gibi önemli işlevlerde etkindir. Kas zorlanmalarında, diğer yumuşak doku yaralanmalarındaki gibi planlı bir tedavi programı izlenmelidir.

Bacak Kaval Kemiği

Kaval Kemiği Orta Hatta (Medial Tibial) Stres Reaksiyonu/Kırığı

İçsel (kişinin yapısal bozukluğu gibi) ve dışsal (eski ayakkabı, antrenman zemini vb.) faktörlere bağlı kemikte oluşan aşırı kullanım sonucu ortaya çıkan yaralanmalardandır. Stres reaksiyonu genellikle istirahat dönemi sonrası yüklenme antrenmanları ile başlar, sonrasında kırığa dönüşebilir ve kesin bir tedavi protokolü yoktur. İstirahat, koruyucu önlemler, aktivite modifikasyonu, soğuk uygulama, kademeli esneklik-kuvvet egzersizleri yanında farklı tedavi modülleri de denenir.

Çocuklarda Sık Görülen Büyüme Ağrıları

Dizde Os-Good Schlatter Hastalığı

Diz aşağısında kaval (tibia) kemiğinde, patellar tendonun yapışma yerinde ağrı ve şişlik olur. Sporcu erkeklerde 10-15, kızlarda ise 8-13 yaşlarında sık görülür. Özellikle sıçrama, atlama ve koşu sırasında şikayetler artar. İstirahat, koruyucu önlemler, kademeli tedavi ile spora geri dönüş planlanabilir.

Topukta Sever Hastalığı

Topuk (kalkaneus) kemiğinde ve aşil tendon yapışma yerinde ağrı veya hassasiyet olur. Diğer büyüme ağrılarında olduğu gibi belirli tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Yumuşak Doku Yaralanmalarında ve Eklem Burkulmalarında Tedavinin Başlangıcında Nasıl Bir Yol İzlenmeli?

Yaralanmaların derecesine ve yaralanan yapılara göre bir tedavi planı oluşturularak, spora geri dönüş şekillenir. Yaralanmanın başlangıç döneminde özellikle ilk 48-72 saatte PRICE programı uygulanabilir. Daha sonrasında kademeli olarak eklem hareket açıklığı, kuvvet, esnetme, denge egzersizleri ile spora özgü egzersizler yapılmalıdır. PRICE programı kısaca aşağıdaki şekildedir:

Protect (Koruma)

Rice (Dinlenme): Yaralı olan bölgenin üzerine yük vermeyip, korumak ve dinlendirmek gerekir.

Ice (Buz) : Özellikle ilk 3 gün 1-2 saatte 10-15 dk. buz uygulamak gerekir.

Compression (Baskı, sıkıştırma): Dokunun çok fazla şişmesini engellemek adına ped uygulaması yapılarak doku sıkıştırılır veya kalbe doğru uzaktan yakına belli bir basınçta bandajlama yapılır

Elevation (Kaldırma, yüksekte tutma): Yaralanan bölgede ödemin oluşmaması için uzuv, kalp seviyesinin üzerinde tutulur.

DOKÜMANLAR
Bu makaleyi aşağıdaki linkten PDF dokümanı olarak indirebilirsiniz.
Read More

SPORCULARDA STRES KIRIKLARI

Stresten kemiğim kırılır mı?

Evet kırılır.
Stres kırığı, sağlam kemik dokusunun belirli bir noktasına, submaksimal ve aynı tipte tekrarlayan bir yüke maruz kalınca ortaya çıkar.
En sık ayaklarda, ayak bileklerinde ve alt bacakta görülür.

Stres kırığı nasıl olur?

Kemik sürekli yenilenir ve yeniden şekillenir. Kemiklere orta düzeyde yük taşıtarak stres uygulayan egzersizler, kemik dokusunun yenilenmesini teşvik eder ve kemik yoğunluğunu artırır.

Ağırlığın kemik yoğunluğu üzerindeki önemini gösteren en ilginç örnek, astronotlardır. Dünya’dan uzakta zaman geçirdikten sonra astronotlarda kemik yoğunluğunda azalma gözlenir.

Kemik kısa bir sürede yeniden şekillenme sürecinin devam edemeyeceği kadar ağır yük veya darbe stresine maruz kalırsa, kemik hasarı ve yeniden şekillenmesi arasında dengesizlik gelişir. Kemik yorulur, incelir ve zayıflar.

Risk Faktörleri Nelerdir?

Ağırlık

Spektrumun her iki ucu da risk altındadır. Düşük vücut kitle indeksi (VKİ) veya düşük kilolu bir kişinin kemik yapısında da zayıflama olmuştur. Vücut ağırlıkları ile tekrarlayan ağır antrenmanlar yapan VKİ değeri yüksek olan biri de yaralanma riski altındadır.

Anatomi

Düztaban (pes planus), düşük/ yüksek ark, kas zayıflığı, esneklik eksikliği, alt bacakta dizilim bozukluğu olanlar.

Cinsiyet

Ergen kızlarda veya yüksek düzeyde atletik yoğunluğu olan, yetersiz beslenen kadın sporcularda erken başlangıçlı osteoporoz stres kırıklarına neden olabilir. (kadın sporcu üçlemesi)

Tıbbi durumlar

Osteoporoz, kemik gücünü ve yoğunluğunu azaltabilen oral kortikosteroidlerin veya diğer ilaçların uzun süreli kullanımı. Açık tenli insanların zayıf D vitamini üretimi ve emilimi nedeniyle daha düşük kemik yoğunluğu riski vardır.

En fazla risk altında olan gruplar

• 40 yaş üstü ve 18 yaş altı sporcular
• Daha önce geçirilmiş stres kırığı öyküsü olanlar
• Düşük kalsiyum, protein alımı veya yüksek kafein tüketenler

Aktivite Düzeyinde Ani Artış Faktörleri

Egzersiz sıklığı

Haftada iki veya üç kez koşarken, aniden haftada altı güne çıkarmak.

Egzersiz süresi

Günlük 30 dakikalık antrenmana alışkın bir balerinin antrenman süresini 90 dakika veya daha fazlaya çıkarması

Egzersiz yoğunluğu

Haftada 30 dakikalık eliptik antrenman yaparken, aniden yoğun pileometrik egzersizlere, sprintlere geçilmesi.

Antrenman Alanında Değişiklikleri İçeren Dış Faktörler

Oyun yüzeyinin değiştirilmesi

Çimden kum tenis kortlarına, doğal çimden suni çime geçiş veya tüm kış boyunca koşu bandında koştuktan sonra dışarıda koşmak.

Günlük ayakkabı veya basma alışkanlıklarında değişiklik

Düz veya topuklu ayakkabılardan aniden; tatil yaparken giyilen spor ayakkabılara geçilmesi.

Hafta sonu savaşçısı sendromu

Rekreasyon sporcularının haftada bir veya iki gün sert bir şekilde antrenman yapıp, geri kalan günlerde hareketsiz kalması.

Belirli bir spor etkinliğini yapacak veya tek bir sporda “aşırıya kaçacak” sportif kondisyona sahip olmayan sporcular

Sonbaharda maraton koşan ancak kışın sadece 6-8 km koşu antrenmanları yapan mesafe koşucuları; bahar döneminde önceki kilometrelerini tekrarlamaya çalışırlarsa stres kırığı geliştirebilirler.

Her zaman aynı sporu oynamak

Yıl boyunca okul takımında futbol oynayıp, mola vermeden futbol kampına giden genç futbolcu.

Kötü teknik

Dikkatsiz iniş tekniklerine sahip jimnastikçiler, ayak pozisyonlamaları yanlış dansçılar. Ya da erken dönemde kariyer yapmak için yıl boyunca ara vermeden yanlış teknikle spor yapan gençler de risk altındadır.

Stres Kırıklarının Belirtileri Nelerdir?

• Ağrı tek bir noktada veya belirlenemeyen geniş bir alanda olabilir.
• Dinlenme ile kaybolan, ancak aktivite veya ağırlık taşıma ile devam eden donuk bir ağrı olabilir.
• Ağrılı veya ağrısız o bölgede genel bir zayıflık ve güçsüzlük hissi oluşabilir.
• Hassasiyet ve şişme olabilir.
• Ciltte renk değişikliği görülebilir
• Dinlenme veya RICE protokolü ile (dinlenme, buz, atel ve yükseklik) düzelmeyen veya sabit kalan ağrı söz konusu olabilir.

Ne Zaman Doktora Gitmeli?

Aktivite sırasında ve/veya istirahat sırasında ağrı veya zayıflık yaşayan yukarıdaki risk faktörlerinden biri veya daha fazlasına sahip sporcular doğru bir teşhis ve tedavi planı için spor hekimine gitmelidir.

Ayrıntılı bir öykü, fizik muayene gerekirse görüntüleme yöntemleriyle tanı konulur.

Stres Kırığını Tedavi Etmek Gerekir mi?

Tedavi edilmezse, kırık bölgesi daha da kötüleşebilir, yanlış iyileşebilir, artrite yol açabilir. Kesinlikle ağrı görmezden gelinmemelidir.

Tedavi Protokolleri

Kırıkların tipi, sayısı ve/veya etkilenen belirli kemiklere bağlı olarak basit bir dinlenme döneminden, koruyucu ekipman, koltuk değneği, fizik tedavi hatta cerrahiye kadar değişebilir.

Dinlenme

En önemli bileşendir. Stres kırığına yol açan aktiviteyi durdurun. 4 – 8 hafta sürebilen bu süreç sadece daha düşük etkili bir spora geçmeyi içerebilir. Bu dönemde; tendinitlerde olduğu gibi ağrı yoksa oyuna devam kuralı geçerli değildir.

Koruyucu Ayakkabılar

Günlük yaşam aktiviteleri sırasında darbe stresini azaltmaya yardımcı olmak için özel ortopedik ayakkabı gerekebilir. Ayağın esnemesini veya bükülmesini önleyen sert tabanlı ayakkabılar veya ayakkabı ekleri, ahşap tabanlı terapötik bir sandalet, ayak ve ayak bileğini kapatan çıkarılabilir bir atel kullanılabilir. Hatta kemikleri sabit bir pozisyonda tutmak için alçı önerilebilir.

Buz

Şişliği azaltmak ve ağrıyı hafifletmek için üç saatte bir 10-12 dakika buz veya buz masajı (üç ila beş dakika boyunca buz küpü ile ovmak). Şişlik varsa sırtüstü yatarak ayağınızı kalbinizin seviyesinin üzerine yükselterek şişliği azaltabilirsiniz.

Steroid Olmayan Antienflamatuar İlaçlar

Ağrı ve şişmeyi hafifletmek için oral ya da topikal kullanılabilir.

Fizik Tedavi

Dinlenme süresi sona erdikten sonra, etkilenen kemikleri güçlendirmeye, aktiviteye geri dönüşü kolaylaştırmaya ve yeniden yaralanma riskini azaltmaya yardımcı olmak için fizik tedavi önerilir. İzometrik güçlendirme, su egzersizi, ağırlık çalışması ve germe egzersizleri gibi.

Ameliyat

Bazı stres kırıklarının düzgün iyileşmesi için veya diğer tedavilere cevap alınmazsa, kanlanma bölgesi zayıfsa ameliyat gerekebilir. Buna dâhili fiksasyon denir. Kırığın konumuna bağlı olarak, pimler, vidalar veya metal plakalar kullanılabilir.

Stres Kırığından Kurtulurken Aktivitelerimi Nasıl Değiştirmeliyim?

Doktorunuzun talimatlarına uymanız önemlidir. İyileşme planınızı görmezden gelmek ve tüm faaliyetlerinize çok hızlı bir şekilde geri dönmek; iyileşmesi daha zor olan kırığa, uzun süreli sorunlara ve stres kırığının düzgün bir şekilde iyileşmemesine neden olur.

Tekrar egzersiz yapmaya başladığınızda hatırlamanız gereken iki şey:

• Yavaştan al.
• Yaralanma bölgesine daha az stres yaratan faaliyetleri tercih et.

Oyuna Ne Zaman Dönerim?

1. Stres kırığını tetikleyebilen tüm iç ve dış faktörlerin ortadan kaldırılmış veya minimize edilmiş olması.
2. Vücut ağırlığı yükü altında 10-14 gün ağrı hissedilmemesi.
3. Provokasyon testlerinde herhangi bir ağrı hissedilmemesi.
4. Görüntülemelerde herhangi bir patoloji izlenmemesi halinde kontrollü bir şekilde spora dönülebilir.

Stres Kırığını Önlemek İçin Ne Yapmalıyım?

• Antrenman programlarınızı kaydedin.
• Acı hissettiğinizde, egzersiz yapmayı bırakın. Egzersize ancak ağrısızsanız dönün.
• Sürekli bir endişeniz veya rahatsızlığınız varsa, mümkün olan en kısa sürede doktorunuza görünün.
• Doğru spor ekipmanlarını kullanın.
• Uygun koşu ayakkabıları giyin. Her 300 kilometrede bir değiştirin.
• Yeni fiziksel aktiviteler ekleyin (çapraz antrenman). Vücudunuzun belirli bir bölümünü tekrar tekrar yormaktan kaçınmak için düşük etkili aktiviteler ekleyin.
• Yeni spor aktivitelerine yavaş yavaş başlayın; zaman, hız ve mesafeyi kademeli olarak artırın. Bir sporu veya etkinliği yeniden başlatırken yoğunluğunuzu % 50 azaltın. % 10 kuralını izleyin – haftada % 10’dan fazla artış yapmayın. Gerekirse doktorunuza danışın.
• Faaliyetlerden önce uygun şekilde ısındığınızdan ve soğuduğunuzdan emin olun.
• Erken kas yorgunluğunu ve yaşlanma ile birlikte oluşan kemik yoğunluğu kaybını önlemek için kuvvet antrenmanı yapın.
• Kemiklerinizi güçlü tutacak kalsiyum ve D vitamini içeren yiyecekler tüketin.
• Darbeyi azaltmak için egzersiz yüzeylerini optimize edin.

Kaynaklar

1. Costa Astur D, Zanatta F, Goncalves Arliani G. Stress fractures: definition, diagnosis and treatment. Rev Bras Ortop. 2016 Jan-Feb; 51(1): 3-10.

2. American Academy of Orthopaedic Surgeons, OrthInfo. Stress Fractures of the Foot and Ankle.  National Institute of Arthritis and Musculoskeletal and Skin Diseases. Sports Injuries. Accessed

3. deWeber K. Overview of stress fractures. https://www.uptodate.com/ contents/search. Accessed June 23, 2019.

4. Stress fractures. American College of Sports Medicine. https:// www.acsm.org/docs/default-source/files-for-resource-library/ basics_stress-fractures.pdf?sfvrsn=d5260af0_2.

5. Kellerman RD, et al. Common sports injuries. In: Conn’s Current Therapy 2019. Philadelphia, Pa.: Elsevier; 2019. https://www.clinicalkey.com.

DOKÜMANLAR
Bu makaleyi aşağıdaki linkten PDF dokümanı olarak indirebilirsiniz.
Read More

TENİSÇİ DİRSEĞİ NEDİR? NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tenisçi dirseği, epikondiller üst kol kemiğinin dirsek kısmında (distal humerus), iç ve dış tarafında rahatça palpe (elle dokunularak yapılan muayene) edilebilen kemik çıkıntılardır. Aynı zamanda lateral (dış) epikondil el bilek ekstensör kaslarının ortak tutunma noktasıdır. Bunlar arasında en sık etkilenen ekstensör karpi radialis brevis (ekrb) tendonudur. Bunun nedeni, kasın lokalizasyonu nedeniyle alt yüzeyinin dirsek hareketleri sırasında kemiğin dış kenarıyla temas halinde olması ve aşınmalara maruz kalmasıdır.

Tarihsel olarak tenis oyuncularında saptanması ve tenisçi dirseği olarak adlandırılmasına rağmen, tekrarlayan el bileği ekstensiyonu (el sırtının ön kola yaklaşmasını içeren hareketler gibi) ve/veya önkol supinasyonu (dışa döndürme gibi) gerektiren herhangi bir spor dalında görülebilmektedir (örn: squash, badminton vb.).

Lateral epikondilit ya da diğer adıyla tenisçi dirseği

• Sıklıkla orta yaş grubunu etkileyen,

• Her iki cinsiyette de eşit olarak görülebilen,

• El sırtının ön kola yaklaştırılmasını (ekstensiyon) sağlayan el bileği kaslarının (ekstensör kas grubu) tekrar eden ve zorlayıcı kasılmaları sonucunda tendonlarda ön planda dejenerasyona ikincil olarak (tıbbi literatürde tendinozis olarak isimlendirilir) gelişen klinik tablodur.

Dirseğin dış tarafında görülen tenisçi dirseği, dirseğin iç tarafında görülen golfçü dirseğine oranla 7-10 kat daha fazla gözlemlenmektedir.

Hasta grubunun yaklaşık %10’u tenis oyuncusudur. Üst düzey tenis oyuncularının yanı sıra rekreasyonel sporcularda muhtemelen teknik farklılıklara bağlı olarak, oldukça sık görülmektedir.

Günlük hayatında sık klavye, tornavida, vibrasyon vb. içeren iş aletleri kullananlar da benzer hareket paterni nedeniyle risk altındadır.

Risk Faktörleri

Sporcular

• Hatalı vuruş tekniği,

• Uygunsuz raket kullanımı,

• Tek el backhand vuruşu,

• Yetersiz kas kuvveti ve enduransı (dayanıklılık) sayılabilir.

Özellikle günde iki saatten fazla spor aktivitesinde bulunanlarda riskin 2 ila 4 kat arttığı, fakat haftalık 6 saate kadar spor aktivitesinde bulunanlarda risk artışının saptanmadığı gözlemlenmiştir.

Genel popülasyon

• Sigara kullanımı,

• Obezite,

• Günde en az iki saat süresince el ve el bileğiyle yapılan tekrarlayıcı hareketler,

• Ağır aktiviteler (ekipman kullanmadan yapılan itme – çekme, kaldırma, indirme ve taşıma gibi aktivitelerde her gün, günde en az on kez 20 kg üzeri yükle çalışmak) risk faktörü olarak gösterilmiştir.

Bu durumlarda sıklıkla aşırı kullanım yaralanması şeklinde karşımıza çıkan ağrı, sinsi şekilde başlar. Ancak detaylı sorgulandığında semptomların başlangıcından yaklaşık 24-72 saat öncesinde zorlu -tekrarlı eksentrik kasılma (ilgili kasın kasılma sırasında boyunun uzaması) ve ağırlıklı el bilek ekstensiyonu içeren aktive saptanabilmektedir.

Belirtiler

Genellikle sporcunun core, rotator cuff ve skapular kuvvetten ziyade, ön kol kaslarını kullanarak yaptığı uygunsuz backhand vuruş tekniği ile sakatlanma riski artmaktadır. Ek olarak tenis oyuncusunda yeni bir raketin kullanımı, ıslak ve ağır toplarla oynama, zorlayıcı vuruşlar (özellikle rüzgâra karşı) sonrasında ortaya çıkabilir.

Ayrıca oyuncunun pozisyon alırken gecikmesinden kaynaklanan, vücut ağırlığını doğru bir şekilde vuruş için rakete aktaramaması nedeniyle güç için ön kol kaslarına aşırı yüklenmesine neden olan geç vuruşlar ile de ortaya çıkmaktadır.

Hastalar sıklıkla dirsek ekleminin dış tarafındaki kemik çıkıntısının (epikondil) 1-2 cm önünde olan el bileği ekstensiyonda iken ağrıdan (sıkma – kavrama kuvvetinde azalmadan) şikayet ederler.

Ağrı başlangıçta aktivite sırasında olurken istirahat halinde gerileme eğilimindedir. Ağrının şiddeti hastalığın durumuna göre spora katılımı engellemeyecek derecede düşük ya da günlük hayatı ve uyku durumunu etkileyecek kadar şiddetli olabilir.

Semptomlar, dirsek tam ekstensiyonda, ön kol pronasyonda (avuç içi yere bakacak şekilde), el bileğinin tekrarlayan dirençli ekstensiyonu veya pasif bilek fleksiyonu ile provake edilebilir.

Dirençli orta parmak ekstensiyonu da sıklıkla ağrılıdır. Dirsek hareket açıklığı genellikle normaldir. Eşlik eden karıncalanma, uyuşma gibi semptomlar beklenmemekle birlikte, varlığında radyal sinir tuzaklanması ayırıcı tanıda düşünülmeli ve bu iki durumun birlikte de olabileceği değerlendirilmelidir.

Tanı tipik öykü ve fizik muayene ile konulur. Rutin görüntüleme gerekli değildir. Olağan dışı şikâyetler olması veya yeterli tedaviye rağmen yanıtsızlık durumunda ek görüntüleme teknikleri kullanılabilir.

Tedavide konservatif tedavi (cerrahi olmayan) esastır. Hastaların yaklaşık %90’ı konservatif tedaviden fayda görürler. Amaç ağrıyı azaltmak ve fonksiyonları arttırmaktır. Önleme tedavide önemli bir yere sahiptir. Ön planda hastanın ağrısı ve şikâyetlerini tetikleyen aktivitelerden kaçınması önerilir.

Ağrı kontrolü için buz ve kısa süreli ağrı kesici tablet ya da krem/jel kullanılabilir. Sonrasında kuvvet ve dayanıklılık kapasitesinin artırılmasına ve ön kol kas esnekliğinin normale getirilmesine yönelik kademeli egzersiz tedavisi uygulanır. Konsentrik (kas boyunun kısaldığı) egzersizten eksentrik egzersize kademeli olarak ilerleme tedavide önemlidir. Ek olarak tendon üzerindeki gerimi ve ağrıyı azaltmak için breysleme kullanılabilir.

Öneriler

Sporcularda hatalı ve yanlış mekanizmaların düzeltilmesi tedavi sürecin için oldukça önemlidir. Bu yüzden spor malzemeleri ve tekniğin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Teniste

• Raket sapı ölçüsü,

• Tel gerginliği,

• Raket materyali ve oynanan yüzeyin uygunluğu tenis oynayanlarda ekstensör kaslara yük aktarımını azaltır.

Özellikle submaksimal top vuruşları ile başlamak, vuruş mekaniklerinin değiştirilmesi ve çift el backhand vuruş oyuna dönüşte yardımcı olur.

Bu tedavilerle yanıt alınamayan hastalarda ikinci basamak tedaviler olan:

• Eswt (ekstrakorpereal şok dalga terapisi),

• Tedavi edici ultrason,

• Akupunktur,

• İyontoforez,

• Topikal nitrogliserin,

• Trombositten zengin plazma(prp) ve botulinium toksini gibi tedaviler denenebilir.

İlgili bölgeye iğne ile steroid uygulanmasının kısa sürede sonuçları iyileştirmesine karşın, uzun vadede daha olumsuz sonuçlar doğurduğu gösterilmiştir. Tüm konservatif tedavilere rağmen yanıt alınamayan uzun süreli vakalarda (12-18 ay gibi) cerrahi son basamak düşünülebilir.

Kaynaklar

1. Shiri R, Viikari-Juntura E, Varonen H, Heliövaara M. Prevalence and determinants of lateral and medial epicondylitis: a population study. Am J Epidemiol 2006; 164:1065.

2. Jayanthi NA, Sallay P, Hunker P. Skill level related injuries in Competition Tennis Players. Med Sci Tennis 2005; 10:12.

3. Gruchow HW, Pelletier D. An epidemiologic study of tennis elbow. Incidence, recurrence, and effectiveness of prevention strategies. Am J Sports Med 1979; 7:234.

4. Peter Brukner, Karim Khan ,Brukner & Khan’s Clinical Sports Medicine, Volume 1 Injuries, 5th ed.

DOKÜMANLAR
Bu makaleyi aşağıdaki linkten PDF dokümanı olarak indirebilirsiniz.
Read More

AYAK BİLEĞİ BURKULMALARI

Ayak bileği burkulmaları en sık görülen spor yaralanması olup; kadın sporcularda, genç sporcularda ve kapalı alan sporcularında görülme oranı daha fazladır.

Burkulmaların görülme sıklığı sırasıyla:

Lateral Burkulmalar > Bağ Doku Bağlantıları (Syndesmozis) Burkulmaları > Medial Burkulmalar

Erken dönemde yapılan klinik değerlendirme, ağrı ve ödem nedeniyle güvenilir değildir. Röntgen ile muhtemel bir kırık olmadığından emin olunmalıdır.

Ayak bileği değerlendirmesi yaralanmadan 4-7 gün sonra tekrarlanmalıdır. Geciken bu değerlendirme nedeniyle lateral ligament, yani dış yan bağ kopmasının varlığı ayırt edilemeyebilir.

Yaralanmanın doğru teşhis edilmesi açısından değerlendirmede aşağıdaki özellikler göz önünde bulundurulmalıdır.

• Yaralanmanın Mekanizması
• Sporcunun Hikayesi
• Alt Ekstremiteye Ağırlık Aktarma Derecesi
• Kemik Yapıların Klinik Değerlendirmesi
• Ligamentlerin Klinik Değerlendirmesi

İyileşme Süreci

İyileşme sürecine ait klinik bulgular tipik olarak 2 hafta içinde ağrının azalması ve fonksiyonun artması şeklinde gözlemlenir. İyileşme sağlansa da popülasyonun %18’inde şikayetlerin bir yıl sonra devam ettiği görülmektedir. Semptom şiddeti ve semptomların ısrarcı olması iyileşme süresi ile ilişkilidir.

Ayak bileği burkulması sonrası problemlerin kimlerde devam edeceği ve nedeni ise henüz aydınlatılamamıştır.

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yaklaşımı

Muayene yapılarak teşhis edilen ve sonrasında rehabilite edilmesi sağlanan ayak bileği yaralanmaları, sporcuların tedavilerinin sonuçlarını olumlu yönde etkilemekte ve gereksiz sağlık masrafını azaltmaktadır.

Akut Faz

Yaralanmanın başlangıcından 3-5 güne kadar sürmektedir. Akut fazda başlıca semptomlar, inflamasyona aittir (ağrı, ödem, kızarıklık, sıcaklık, azalmış fonksiyon).

Akut Fazda, dokuyu korurken ağrısız hareketler önemlidir. Yaralanma derecesine göre aktivite seviyesi değişmekle birlikte birkaç gün hareketten kaçınmak yararlıdır. Splint, ortez ve bant gibi dokuya koruma/destek sağlayan materyaller 2 ve 3‘üncü derece burkulmalar için bu dönemde gerekli olabilir.

Diğer yandan uzanarak hareketsiz kalma durumu, kasların kasılı ve eklemin aynı pozisyonda kalmasının yanı sıra sertliğe de yol açabilmektedir. Bu durum yaralanmayan ligamentlerde zayıflık, kaslarda atrofi şeklinde kendini gösterebilmektedir. İnflamasyon, dokuyu koruyucu bir durum olsa da kronik hale gelmesini önlemek ve ağrıyı azaltmak için kontrol altına alınmalıdır.

Subakut Faz

3. gün ile 6. hafta arasında sürmektedir. Subakut faz, İnflamasyona ait semptomlar azaldığı ve doku yenilenmesinin başladığı fazdır.

Subakut fazdaki amaçlar, bu fazda dokunun hala zayıf olduğu, fazla stres yüklendiğinde tekrar yaralanabildiğini hatırlamak ve bu konuda dokuyu fazla zorlamamak ve desteklemek önemlidir.

Yumuşak dokunun yeniden yapılanması (maturasyon) fazı → 1 haftadan – 1 yıla kadar sürmektedir.

Bu fazdaki amaçlar:

• Burkulmanın tekrarını önlemek,
• Kas kuvvetini, endurasını ve gücünü geliştirmek,
• Propriosepsiyon, koordinasyon ve çevikliği geliştirmek,
• Fonksiyonel (spora özgü) becerileri geliştirmek,
• Genel fonksiyonu geliştirmek,
• ROM ve esneklik restorasyonudur.

Yumuşak doku, bu fazda daha agresif hareket edilebilir ancak oluşan skar dokunun yeniden yapılanmasının 1 yıl geçtikten sonra bile devam ettiğini unutmamak gerekir.

Rehabilitasyon

Fiziksel aktivite seviyesini değerlendirmek iki açıdan önemlidir:

1. Sporcunun eski seviyeye dönüşünün sağlanması
2. Rehabilitasyon programını hazırlarken sporcunun fiziksel aktivite seviyesine uygun program hazırlanması

2017 yılında sistematik bir derleme çalışması yayınlanmıştır. Bu derlemeye içerisinde 46 çalışma dahil edilerek akut ve tekrarlayan ayak bileği burkulmalarında tedavi ve önleyici yaklaşımlar ele alınmıştır. Çalışma sonucunda ayak bileği burkulmalarının tekrarının önlenmesi için ortez, güçlü kanıt düzeyine ve nöromusküler egzersiz eğitimi ise orta kanıt düzeyine sahip olarak bildirilmektedir.

Akut burkulmalarında ağrı ve ödem, fonksiyona yönelik tedavide ise ilaç (NSAİİ) ve erken mobilizasyon güçlü kanıt düzeyindedir. Egzersiz ve manuel terapi tekniklerinin ise orta kanıt düzeyinde olduğu gözlemlenmiştir. Akut burkulmalar için US kullanımı yönünde ise kanıtlar yetersiz olarak bildirilmiştir.

Sık kullanılan 2 ayak bileği rehabilitasyon tekniğini karşılaştıran rastgele seçilmiş bireylerde yapılan kontrollü bir çalışma, 2017 yılında yayınlanmıştır.

Denge eğitimi, denge tahtası (wobble board) ile verilmiş ayak bileği kuvvetlendirme eğitimi ve dirençli tüp lastiklerle (resistance tubing) verilmiş olan eğitim ile karşılaştırılmıştır. Başlangıç değerlendirmesinden sonra hastalar 12 seanslık programlarını 4 haftada tamamlamışlardır.

Sonuçlar 4 haftalık egzersiz programının gelişme sağladığını bildirmekle birlikte denge eğitiminin (WB) kuvvetlendirme eğitimine (RT) göre daha efektif bulunmuştur.

Ayak Bileği Burkulmalarında Fonksiyonel Destekler

Fonksiyonel destekler ve hareketin engellenmesi (immobilizasyon) birbirleriyle kıyaslandığında, burkulmaların erken dönem rehabilitasyonunda fonksiyonel desteklerin güçlü kanıt düzeyinde olduğu görülmüştür.

Şiddetli burkulmalar için rijit immobilizasyon protokolünün yararlı olabildiği (10 güne kadar) ve Semi-rijit ortezler diğer desteklerle kıyaslandığında daha iyi fonksiyonel sonuçların ortaya çıktığı gözlemlenmiştir.

Ayak bileği ortezleri elastik bandajlarla kullanıldığında, 10 gün -1 ay için, fonksiyon üzerinde anlamlı olarak daha iyi sonuçlara sahiptir. Uzun dönemde koruyucu ortez kullanmak lateral ayak bileği burkulmaları için sıklıkla tercih edilmektedir ancak geniş bir araştırma yapılmamıştır.

Ayak bileği burkulmalarından sonra spora dönüş kararı aşağıda belirtilen özelliklere bağlı olarak verilmektedir:

• Ağrının olmaması,
• Ödem, şişlik olmaması,
• Tam ve fonksiyonel ROM’a sahip olması,
• Fonksiyonel kas kuvvetine, enduransına ve güce sahip olması,
• Propriosepsiyon, koordinasyon, çeviklik, güvenli ve etkin bir şekilde yapılması,
• Sporcu psikolojik olarak spora dönmeye hazır olması gerekmektedir.

Tekrarlayan Ayak Bileği Burkulmalarından Korunma

Ayak bileği burkulma yaralanmalarından sonraki 1 yıl içinde, ağrı, ödem, azalmış eklem hareket açıklığı, fonksiyonun azalması gibi semptomların ısrarcı olması ve burkulmaların tekrarlanması kronik ayak bileği olarak kabul edilmektedir. Bu durum ayak bileği stabilitesinin sağlanmasında problemlere (İnstabilite) neden olabilmektedir.

Ayrıca rehabilitasyon protokolü aşağıda belirtilen komponentler göz önünde bulundurularak düzeltmeye yönelik olup, farklı bir değerlendirme ve tedavi yaklaşımı gerçekleştirilmelidir.

Kronik ayak bileği instabilitelerinde 8 önemli komponent belirlenmiştir:

• Primer doku yaralanması ,
• Patomekanik bozukluklar,
• Duysal-algısal bozukluklar,
• Motor-davranışsal bozukluklar,
• Kişisel faktörler,
• Çevresel faktörler,
• Bileşenlerin etkileşimleri,
• Klinik sonuç çeşitliliğidir.

Kaynaklar

1. Hupperets MD, Verhagen EA, van Mechelen W. Effect of unsupervised home based proprioceptive training on recurrences of ankle sprain: randomised controlled trial. BMJ. 2009 July,9;339:b2684.
2. Bleakley CM, O’Connor SR, Tully MA, Rocke LG, Macauley DC, Bradbury I, Keegan S, McDonough SM. Effect of accelerated rehabilitation on function after ankle sprain: randomised controlled trial. BMJ. 2010 May 10;340:c1964.
3. Brotzman SB, Manske RC. Clinical Orthopaedic Rehabilitation: An Evidence-based Approach. Elsevier. 2011. Chapter 5Foot and Ankle Injuries. Pg.315-331
4. Polzer H, Kanz KG, Prall WC, Haasters F, Ockert B, Mutschler W, Grote S. Diagnosis and treatment of acute ankle injuries: Development of an evidence-based algorithm. Orthop Rev (Pavia). 2012 Jan 2;4(1):e5.
5. Jull G, Moore A, Falla D, Lewis J, McCarthy C, Sterling M. Grieve’s Modern Musculoskeleteal Physiotherapy. 4th ed. China; Elsevier; c2015. p.547.
6. Doherty C, Bleakley C, Delahunt E, Holden S. Treatment and prevention of acute and recurrent ankle sprain: an overview of systematic reviews with meta-analysis. Br J Sports Med. 2017 Jan;51(2):113-125.
7. Feger MA, Glaviano NR, Donovan L, Hart JM, Saliba SA, Park JS, Hertel J. Current Trends in the Management of Lateral Ankle Sprain in the United States. Clin J Sport Med. 2017 Mar;27(2):145-152.
8. Delahunt E. et al., Clinical assessment of acute lateral ankle sprain injuries (ROAST): 2019 consensus statement and recommendations of the International Ankle Consortium. Br J Sports Med. 2018 Oct;52(20):1304-1310.
9. Miklovic TM, Donovan L, Protzuk OA, Kang MS, Feger MA. Acute lateral ankle sprain to chronic ankle instability: a pathway of dysfunction. Phys Sportsmed. 2018 Feb;46(1):116-122.
10. Abdulhamit Tayfur, Ateş Şendil, Jale Karakaya, Nevin Ergun, Cross-cultural adaptation, validity, and reliability of Turkish version of Identification of Functional Ankle Instability (IdFAI) scale(AOTT 2020; 54: 300-304)DOI: 10.5152/j.aott.2020.03.256 (SCI-EXP)

DOKÜMANLAR
Bu makaleyi aşağıdaki linkten PDF dokümanı olarak indirebilirsiniz.
Read More

YARALANMADIĞIM HALDE DİZİM NEDEN AĞRIYOR?

Konu sporcu olduğu zaman, diz ekleminin kullanılmadığı aktivitelerden söz etmek pek mümkün olmaz. Yapılan hareketlerin çoğu diz ekleminin ve destek dokuların kusursuz bir uyumla çalışması sonucu meydana gelir. Diz ekleminin en çok kullanılan eklemlerden biri oluşu, kusursuz işleyen bu sistemin zarar görme riskini artırır.

Sporcularda Diz Ağrılarının Sebepleri

Sporcularda diz ağrısını açıklayacak birçok sebep mevcuttur. Mekanik sorunlar, çeşitli kıkırdak sorunları, yaralanmalar ve benzer sorunlar sıralanabilir. Yaralanma ile ilişkili durumlara ön çapraz ve diğer bağ yaralanmaları ve menisküs yırtıkları gibi örnekler ilk akla gelenlerdir. Peki ya diz ağrısını açıklayacak bir yaralanma öykünüz yok ise? Her şey yolunda giderken sebebini açıklayamadığınız bir diz ağrısı ile karşı karşıya geldiyseniz?

Antrenmanlarınızın ağrısız ve mükemmel geçmesine rağmen dokularda zamanla aşınma ve yıpranma meydana gelmesi mümkündür. Bu durum hafif seyirli diz ağrıları ile sonuçlanabilir.

Yoğun Egzersizler Sonucu Yaralanma

Büyük bir travma olmadan, sinsi ve yavaş başlangıçlı diz ağrısının en muhtemel sebebi egzersizlerin yanlış formda yapılmasıdır.

Aktivitenin süresi, yoğunluğu ve egzersizde yapılan olağan dışı değişikliklerin sonucu olarak diz ağrısı ile karşı karşıya kalmanız mümkündür. Egzersizler yorucu bir hal aldığında uzuvlarınızın hareketinin kontrolü siz fark etmeden normal formun dışına çıkar. Özellikle koşu, sıçrama gibi sabit tekrarlayıcı egzersizler sırasında dize ait yapılar zarar görebilir.

Tekrarlayıcı Hareketler ile İlişkili Yaralanmalar

Tekrarlayıcı hareketler ile ilişkili yaralanmalar sporcularda ve iş gücünün fazla kullanıldığı mesleklerde çalışan kişilerde oldukça sık görülen bir durumdur. Hareketler düzgün biçimde yapılsa bile, kas ve destek dokular kısa sürede benzer işi defalarca yaptıklarından dokularda fazladan gerginlik yaratıp dokunun yıpranmasına sebep olabilir.

Özellikle sporcular için, kas geliştirme egzersizlerinin bir kısmına fazla odaklanılması ya da aynı hareketin uzun süre defalarca yapılması kasta hasar oluşturur. Bu bağlamda derlenme için yeterli süre tanınmadan yapılan tekrarlayıcı hareketlerin miktarı ile orantılı ağrı, hassasiyet ve güçsüzlük meydana gelebilir.

Kas yaralanması daha muhtemel olmakla birlikte, diz içerisindeki bağların ve yumuşak dokuların hatta aktivite düzeyine göre doğrudan kıkırdak ve kemik dokularının zarar görmesi mümkün olabilir.

Bu çerçevede en sık karşılaşılan ağrılı diz sorunları şu şekilde sayılabilir:

• Sıçrayıcı dizi de denilen patellar tendinit
• Kıkırdak ve menisküs dejenerasyonları
• Stres reaksiyonları ve kırıkları
• Bursitler
• Osgood-Schlatter hastalığı (Çocuk ve gençlerde görülür)

Diziniz Ağrımaya Başladığında

Ağrı, vücudunuzda bir şeylerin ters gittiğini ifade eden koruyucu bir yoldur. Doku hasarına karşı bizi uyarıp çözüm aramaya zorlar. Ağrıyı hissettiğinizde bunun görmezlikten gelebileceğiniz bir durum olmadığını anlamanız ve derlenme için gerekli prosedürleri uygulamanız gerekir.

Evde İyileşme

“RICE” metodu hızlı iyileşme için en iyi yöntemlerden biridir. 4 kelimenin baş harfleri ile oluşan metodun açılımı şu şekildedir.

Bu yaklaşıma ek olarak antrenmanlarda zorlanmaya sebep olmayacak egzersizler seçilmelidir. Bir başka deyişle antrenmanın modifiye edilmesi uygun olur.

Birkaç Gün İstirahat Edin veya Antrenmanlarınızı Azaltın

İlk gün meydana gelen küçük ağrıları dert etmeyin. Kaslar, eklemler ve diğer bağ dokular yoğun egzersiz sonrası bir miktar yıpranır ve ağrı oluşması normaldir. İyileşme için birkaç güne ihtiyaç duyarlar.

Bu nedenle yoğun egzersiz rutinleri sonrası birkaç günlük istirahat, iyileşme açısından yardımcı olacaktır. Tekrarlayıcı zorlamalar sebebiyle oluşan ağrılar çoğunlukla kendiliğinden iyileşir. 1 günü takiben daha iyi hissediyorsanız ancak ağrınız geçmemişse ağrıyı daha hafif hissedene kadar dinlenme süresini uzatıp sonrasında egzersizlere yavaşça dönebilirsiniz.

Ne zaman doktorum ile görüşmeliyim ?

1-2 günlük dinlenmeye rağmen diziniz hala ağrılı ise doktorunuz ile görüşün. Klinik durumunuza göre farklı tedavi planları gerekebilir.
Somut bir yaralanma olmadığı halde dizinizi ağrırken buluyorsanız yalnız değilsiniz! Ağrı sporcuların, yüksek efor sarf eden profesyonellerin her zaman başına gelebilir ve de her zaman mutlak bir şekilde meydana gelmez.

Özellikle tekrarlayıcı hareketlerin bol miktarda yapıldığı aktivitelerde bariz bir yaralanma olmadan zaman içinde sinsice gerçekleşen diz ağrısı oldukça normaldir. RICE metodu ve destekleyici diz breysleri ile bu ağrıların kontrolünü sağlamak mümkün olabilir.

Kaynak
https://www.muellersportsmed.com/blog/post/Why-Healthy-Athletes-Experience-Knee-Pain-Without-an-Injury

DOKÜMANLAR
Bu makaleyi aşağıdaki linkten PDF dokümanı olarak indirebilirsiniz.
Read More

SPOR YARALANMALARINDA PRP’NİN YERİ NEDİR?

Trombositten zengin plazma (PRP); spor hekimliği alanında hekimlerin son yıllarda tercih ettiği güvenilir, ucuz ve efektif bir tedavi şeklidir. PRP’nin yumuşak doku onarımı, tendon ve yara iyileşmesinde yardımcı olabileceğini destekleyen çalışmalar bulunmaktadır.

PRP, sporcudan alınan toplardamar kanının (20-30 ml), belirli bir devir sayı ve süresinde ayrıştırıcı cihazlarda ayrıştırılması sonucunda elde edilen, çoğunluğu hasarlı doku iyileşmesinde etkin hücre olan, trombositlerden oluşmuş kan ürünüdür.

Elde edilen zengin trombositlerden oluşmuş kan, aynı miktardaki tam kana kıyasla 3-5 kat daha yüksek oranda trombosit içerir. Trombositlerin asıl görevi, bir yaralanma olduğu anda meydana gelen kanamayı durduran pıhtıyı oluşturmaktır. Bunun yanında dokunun onarımı ve iyileşmesine katkıda bulunan çok sayıda büyüme faktörü içerirler. Bu büyüme faktörleri ortama verildiğinde, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarına destek olarak hasarlı dokulardaki tamire yardımcı olurlar.

PRP Nasıl Hazırlanır?

Hijyenik şartlarda tüp içine alınan kan örneği bir ayraç cihazına yerleştirilir. Ayraç cihazı, alınan kanı çok hızlı bir şekilde döndürüp, kanın iyileştirici hücrelerinin (trombositler) ayrışmasını sağlayan bir makinedir. Ayırma işlemi yaklaşık 10-15 dakika sürer. Bu işlem trombositleri diğer kan elemanlarından ayırır. İşlemin sonunda 4-5 ml sarımtırak renkli bir kan bileşeni (PRP) elde edilmiş olur. Hasarlı dokuya uygulanan kısım bu sarımtırak kan bileşenidir. Kanın alınmasından hasarlı dokuya uygulanması arasında geçen süre ortalama 30 dakikadır.

PRP Bir İlaç mıdır?

Kişinin kendi kanı dışında başka bir madde içermediğinden, etkisi ilaçların aksine uygulandığı hasarlı bölge ile sınırlı olmaktadır. Böbrek, karaciğer gibi herhangi bir organda yan etki oluşturmaz.

PRP Kaç Kez ve Nasıl Uygulanır?

PRP uygulamasının kaç kez uygulanması gerektiğine dair kesin bir fikir birliği mevcut değildir. Bazı durumlarda tek bir uygulama yeterli olurken, hastalığın cevabına göre 2 ya da 3 hafta aralıklarla tekrar uygulanabilir. Günümüzde PRP birkaç farklı şekilde uygulanabilir.

En sık uygulama şekli, bir iğne yardımıyla hedef dokuya zerk edilme yoludur. Başka bir uygulama yöntemi ise jöle şeklinde hazırlanıp, ameliyat sırasında etki göstermesi istenilen bölgeye sıvama tarzında yerleştirilmesidir.

PRP Hangi Hastalıklarda Etkilidir?

PRP; genel cerrahi, plastik cerrahi, cildiye, diş hekimliği ve ortopedik problemlerde de farklı amaçlarla kullanılmaktadır.

Spor hekimliğindeki kullanımları birkaç başlık altında özetlenebilir:

1-) Kronik Tendon Problemleri

Tenisçi dirseğinde, PRP uygulamaları ile yüksek oranda başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bu oran kortizon uygulaması ile elde edilen sonuçlardan uzun vadede daha iyidir, ayrıca kortizon uygulamasının dezavantajlarından kaçınılmış olur.
Benzer şekilde aşil tendon hastalıklarında, kronik patellar tendon yaralanmalarında ve plantar fasiit denen ayak tabanının aşınma sorununda PRP uygulamaları ile başarılı sonuçlar alınmıştır. Kronik tendon problemleri olan sporcularda, istirahat, ilaçlar ve fizik tedavi yöntemleri ile yeterli sonuç alınamayan durumlarda PRP uygulanabilir.

2-) Bağ Yaralanmaları

Sporcularda sık görülen diz iç yan bağ yaralanmaları, ön çapraz bağın tam olmayan yırtıklarında PRP uygulamaları ile daha hızlı iyileşme ve daha kısa sürede spora dönüş olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur.

3-) Kas Yaralanmaları

Sporcularda görülen kas zorlanmaları veya yırtıklarında PRP uygulamaları ile daha hızlı iyileşme ve spora dönüş gözlendiğini iddia eden çalışmalar mevcuttur.

4-) Osteoartrit (Kireçlenme) ve Menisküs Yaralanmaları

Erken evre kireçlenme ve menisküs hasarlarında da PRP uygulamasının sporcuların ağrılarında azalma ve fonksiyonlarında düzelmeye yardımcı olduğu olduğu bildirilmiştir.

PRP Uygulandıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

• PRP uygulamasının ardından mümkün olduğunca ağrı kesici alınmaması önerilir. Ağrı için buz uygulaması ve alınacaksa parasetamol türevi ağrı kesicilerin kullanılması uygundur. Bunun dışındaki ağrı kesiciler, PRP uygulamasının etkinliğini azaltacağı için önerilmez.

• İstirahat, iyileşme için olmazsa olmazdır ve bu nedenle PRP uygulaması sonrası zorlayıcı egzersiz ve sportif aktiviteler önerilmemektedir. Basit germe egzersizleri yapılabilir, ancak dirence karşı ağırlık çalışmalarından kaçınılmalıdır.

• Spor ve antrenmana dönüş süresi tanıya göre 2-4 hafta arasında değişebilir.

Bu süre sonunda da spora dönüş sürecini doktorunuzla ortak değerlendirmenin doğru olacaktır.

PRP Doping Testlerini Etkiler mi?

PRP’nin kas iskelet sisteminde enjeksiyon olarak kullanımı, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) Dünya Anti-Doping Ajansı (WADA, World Anti-Doping Agency) yasaklı madde ve uygulamalar kapsamından çıkartılmıştır ve doping olarak kabul edilmemektedir. İdrarla atılan bir ilaç olmadığı için doping testlerinde tanımlanmaz.

Kaynaklar

1-)Treatment of Lateral Epicondylitis With Autologous Blood, Platelet-Rich Plasma, or Corticosteroid Injections: A Systematic Review of Overlapping Meta-analyses. Darby A Houck , Matthew J Kraeutler, Loree B Thornton, Eric C McCarty, Jonathan T Bravman. Orthop J Sports Med. 2019; Mar 14;7(3):2325967119831052.

2-)Current Clinical Recommendations for Use of Platelet-Rich Plasma.Adrian DK Le, Lawrence Enweze, Malcolm R. DeBaun & Jason L. Dragoo. Curr Rev Musculoskelet Med 2008;11: 624–34.

3-) Biologic Approaches for the Treatment of Partial Tears of the Anterior Cruciate Ligament: A Current Concepts Review. Dallo I, Chahla J, Mitchell JJ, Pascual-Garrido C , Feagin AJ, LaPrade RF. Orthop J Sports Med. 2017 Jan 25;5(1):2325967116681724

4-)Treatment of Muscle Injuries With Platelet-Rich Plasma: A Review of the Literature. Setayesh K, Villarreal A, Gottschalk A, Tokish JM, Choate WS. Curr Rev Musculoskelet Med.2018 ;11(4):635-42.

5-) Single- and double-dose of platelet-rich plasma versus hyaluronic acid for treatment of knee osteoarthritis: A randomized controlled trial.Tavassoli M, Janmohammadi N, Hosseini A, Khafri S, Esmaeilnejad-Ganji MS. World J Orthop. 2019 Sep 18; 10(9): 310–26.

DOKÜMANLAR
Bu makaleyi aşağıdaki linkten PDF dokümanı olarak indirebilirsiniz.
Read More

COVID-19 BULAŞINI AZALTMAK İÇİN KAMPLAR, MAÇLAR, TURNUVALAR VE ANTRENMANLAR ESNASINDA NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR?

Dünyamız ciddi bir korona virüs pandemisi (COVID-19) ile mücadele etmektedir. Bu yeni korona virüse yönelik henüz etkin bir tedavi ve aşı geliştirilememiştir. Bununla birlikte, Birçok amatör ve profesyonel sportif organizasyonlar iptal edilerek, sporcular sosyal mesafe kurallarına uymak zorunda kaldı ve hem antrenman programları hem de müsabakalar için yapılan rutin hazırlıklar sekteye uğradı.

Covid-19 bulaşı, solunum damlacıkları (örneğin öksürük) ve emici, tutucu ya da taşıyabilir özellikte cansız bir obje (madde) tarafından virüsün taşınması yoluyla gerçekleşir. Yüzey dezenfektanı ile virüs pasifize edilmediğinde; metal, cam ya da plastik gibi bir yüzeyde 9 güne kadar kalabilmektedir.

Bu durum göz önüne alındığında, Covid-19’a karşı en etkili savunma stratejisi, diğer insanlarla mesafeyi korumaktır.

Yarışma, Antrenman veya Kamp Öncesinde Risk Azaltma Yöntemleri

Tesislere Transfer

Yerel yetkiler ile işbirliği sağlanarak, sporcuların veya takımların diğerleri ile temaslarını sınırlamak için güvenli seyahat koridorları oluşturulmalıdır. Sporcular halka açık yerlerde cerrahi maske takmalı, yolculuk esnasında belirli protokolleri takip etmeli, aynı zamanda sosyal mesafe ve hijyen önlemlerine dikkat etmelidirler. Örneğin, el sıkışma ve imza vermekten kaçınılarak sporcuların dahil olduğu “mixed zone”lar ortadan kaldırılabilir ve gerekli durumlarda sporcular sosyal mesafeyi koruyarak röportaj verilebilirler.

Güvenli Tesisler

Takımın veya sporcunun COVID-19 açısından güvenliğinden sorumlu olan görevli kişi veya kişiler, her bir sporcu için bireysel önlem paketi sağlamalıdır. Bunlar:

  • Tek kullanımlık mendil içeren küçük kişisel paketler ve bu mendilleri atmak için plastik torbalar,
  • Temel korunma yöntemlerini içeren bilgilendirme kartı,
  • Termometre (Eğer sağlık personeli tarafından ölçülmüyorsa),
  • El antiseptiğidir.

Enfeksiyon Kontrolü

  • Tüm mekanlarda uygulanan genel enfeksiyon kontrolü önlemlerine ek olarak, etkinlik organizatörleri uygun akreditasyona göre, katı erişim kontrolü uygulayarak, binaya giren tüm kişiler üzerinde vücut ısısı ve enfeksiyon belirtileri açısından kontroller yapmalı,
  • Kapı kollarına dokunmayı en aza indirmek için odalar mümkün olduğunca açık bırakılmalı,
  • Takım kaptanı veya sporcuların yemeklerini mümkünse kendilerinin hazırlamaları veya önceden paketlenmiş olarak antrenman ya da müsabaka alanına taşınmaları,
  • Sosyal mesafe düzenlemeleri yürürlükte olsa da, süreç boyunca kaplıcalar ve saunalardan kaçınılmalı,
  • Spor salonlarının kullanımına sadece tek kullanımlık eldivenlerle, kullanımdan önce ve sonra ise antiseptiklerin kullanılmasıyla izin verilmeli,
  • En son uluslararası ve yerel yönergelere göre yüz maskeleri önerilmelidir.

Sosyal Mesafe

  • Tüm sportif tesislerdeki personel sayısını en aza indirecek şekilde bir stadyum/yarış alanı imar planı geliştirilmeli,
  • TV ekipleri ve kameralar minimal sayıda konumlandırılmalı,
  • Maç ya da müsabaka günü hazırlık ve kurulum çalışmaları, takımlar ve sporcular stadyuma/yarış alanına gelmeden önce erken tamamlanabilir (Özellikle ekipler ve diğer personel arasında sosyal mesafeyi artırmak için ek alanların sağlanması gerekebilir. Ek alanların kullanımının mümkün olmadığı durumlarda, mekana/yarış alanına kademeli girişler uygulanmalı),
  • Etkinlik organizatörlerinin yarışma alanlarına erişimi yalnızca kritik personel ile sağlanmalı,
  • Saha/yarış alanındaki sosyal mesafe, COVID-19 Ekip Güvenlik Görevlisi tarafından organize edilmeli ve protokol için ayrılan alanlar, sosyal mesafeye göre ayarlanabilmelidir.

Otellerde Güvenlik Önlemleri

  • Otel yönetimi, temizlik personeli ile ekibin temasını önlemek için odalarda yeterli havlu ve hijyen malzemesinin mevcut olmasını sağlamalı,
  • Otel personeli, enfeksiyonun kontrolü açısından, gerekli test ve taramalara tabi tutulup, kişisel enfeksiyon kontrol önlemlerini takip etmeli,
  • Bu kontrol önlemleri, yüz maskeleri giymeyi ve ellerini düzenli olarak uygun şekilde yıkamayı içermeli,
  • Odalar yeterli derecede havalandırılmalı veya klimalar düzenli aralıklarla dezenfekte edilmeli ve ideal olarak oda yaklaşık 21 ° C, nem oranı % 50-60 olmalı,
  • Ekip üyeleri, cep telefonları, tabletler, oyun istasyonları veya özellikle başkalarına ait herhangi bir elektronik eşyayı kullanırken uygun hijyen önlemlerini uygulamalıdır ve bu aygıtların düzenli dezenfeksiyonlarını yapmalıdırlar.

COVID-19 Güvenlik Ekipleri

  • COVID-19 güvenlik ekipleri, özel düzenlemeler yapmak için otelle erken iletişime geçmeli ve destek ekibi (hijyen görevlisi, şef ve COVID güvenlik görevlisi) otelle koordine çalışmak için erken gelmeli (Bu tür düzenlemelere örnek olarak; otelin, varıştan iki gün önce ekipler tarafından kullanılacak tüm odaların derinlemesine temizliklerinin yapması, ekipler check-in yapmadan önce odalara veya katlara girişe izin verilmemesi sayılabilir.),
  • Denetim mümkün olduğunca az kişiyle yürütülmeli ve personel, hijyen önlemleri konusunda eğitilmeli (Tüm ekip personelinin yeterli miktarda kişisel koruyucu ekipmana sahip olması gerekir.),
  • Otel personeli ile iletişim en aza indirilmeli,
  • Sporcuların, otel personeli yerine hizmetler hakkında daha detaylı bir bilgi almalı için mümkün olduğunca ekip personeli ile iletişime geçilmelidir.
  • Takıma ve personele en güvenli korunma yöntemleri ile ilgili tavsiyelerde bulunmalı (Örneğin; asansör düğmelerine, korkuluklara veya kapı kollarına elle dokunmak yerine, bir mendil veya dirseklerini kullanmak gibi.),
  • Tüm ekip üyelerinin sosyal mesafeyi korumasını ve el dezenfektanının tüm alanlarda bulunmasını (koridorda, önünde ve ortak odalarda, sağlık odasında ve her yatak odasında) sağlamalı,
  • Gezi sırasında sporcular ve personel için kendi odalarının dışına çıktıklarında, eğer yemekler odalara servis edilmeyecekse yemek salonlarında, takım ofislerinde, eğitim alanlarında ve takım otobüsünde giyecekleri yüz maskelerini sağlamalıdır (Diğer kısıtlamalara örnek olarak; ekip oteldeyken odalar temizlenmemeli ve mümkün olduğunca koridorda temizlik personeli bulunmamalıdır).

Yarışma, Antrenman veya Kampta Risk Azaltma Yöntemleri

Sporcuların ve diğer personelin COVID-19 risk azaltma stratejileri hakkında eğitimi, spora devam edilirken çok önemlidir.

Katılımı Sınırlama

Salonlarda sadece gerekli personel, görevliler ve sporculara izin verilmelidir.

Toplantılar

Antrenörler mümkün olduğunca yüz yüze toplantılardan kaçınmalı ve bunun yerine telefon, sosyal medya veya çevrimiçi video konferans kullanılmalıdır.

Sosyal Mesafe

  • Tüm sporcular, antrenörler, personeller, menajerler, yetkililer ve seyirciler (izin verildiğinde), mümkün olan yerlerde 1,5 -2 m’lik sosyal mesafeyi uygulamalı,
  • Spor aktivitesine katılırken spor aktivitesi türü veya rüzgar koşulları gibi faktörlere bağlı olarak daha fazla mesafe koymak gereklidir.

Antrenman ve Müsabakada Dağılımın Planlanması

Bir grubun bir sonraki grup girmeden önce binaları/alanı boşaltmasına izin verecek kadar zaman olmalıdır.

Temizlik

  • Cimnastik aparatları, toplar, eğitim ekipmanları (örn. atlama ipleri, ağırlıklar, egzersiz minderleri), ortak tesisler (banyolar, soyunma odaları, dinlenme alanları, yüzme havuzları), tıbbi ve fizik tedavi yatakları ve ekipmanları gibi ortak spor ekipmanlar için gelişmiş temizlik protokolleri uygulanmalı,
  • Geliştirilen temizleme protokollerine temas noktalarının (örn. tırabzanlar ve kapılar) dahil edilmesi tavsiye edilmelidir.

Ateş Kontrolü

  • Hijyen / el yıkama /yüze dokunma / yıkanma: Sporcular ve antrenörler hijyen kurallarına uymalı,
  • Elleri en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla sık sık yıkamalı veya alkol bazlı el antiseptiği (en az % 60 alkollü) kullanmalı,
  • Yüze (ağız, gözler veya burun) dokunmamalı, öksürme veya hapşırmalarda ağız ve burun bir mendille kapatımalı ve mendili hemen çöp kutusuna atmalıdır.

Sağlığa Yönelik Uygulamalar

  • Tüm sporcular ve antrenörler, ağız ve burun mukozalarını nemli tutmalı,
  • Yeterli sebze ve meyvelerle vitamin açısından zengin bir diyet uygulamalı,
  • Uykularını yeterince almalı, ve sıvı alımına dikkat etmelidirler.

El Sıkışmalar / Kutlamalar

Sosyal mesafe uygulamaları yapılırken, sporcular ve antrenörler; el sıkışmalar, el temasları (high fives), yumruk/dirsek toşlama, göğüs toslama gibi çeşitli fiziksel temaslar ve grup kutlamalarından kaçınmalıdır.

Ekipman Kullanımı

  • Sporcunun kişisel ekipmanı, sosyal mesafe kurallarına uyacak şekilde yerleştirilmeli,
  • Kullanımdan önce ve sonra gülle, cirit, disk gibi tüm el ekipmanları sterilize edilmeli,
  • Paylaşımlı ekipmanların kullanımı mümkün olduğunda sınırlandırılmalı ve her kullanımdan önce ve sonra sterilize edilmeli ve içecek şişelerini veya havluları paylaşmaktan kaçınmalıdır.

Ekipmanlarla COVID-19’u yayıbileceğine dair kesin bir kanıt olmasa da, enfekte olmuş bir kişiden solunum damlacıklarının bulaştığı sert yüzeylerde üç güne kadar hayatta kalabilmektedir.

Dinlenme Odaları

Dinlenme odalarında izin verilen kişi sayısı, sosyal mesafe önerilerini korumak için kısıtlanmalıdır.

Kişisel Koruyucu Donanım (KKD)

Tüm antrenörler, personeller, bağımsız temin ediciler ve sporcular, kılavuzlarda belirtildiği takdirde yüz maskeleri ve eldiven gibi “Kişisel Koruyucu Donanımını” giymelidirler.

Su Sebilleri ve Şişeler

  • Su sebillerinin kullanımı iptal edilmeli,
  • Su ve sporcu içecekleri, spor tesisleri tarafından sağlanmalı,
  • Sporcular ve antrenörler, iletim riskini azaltmaya yardımcı olmak için tüm takım aktiviteleri sırasında kendi su şişelerini getirerek, Su şişeleri her gün temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.

Eğitim Materyali

  • Spor tesislerinde; dikkat çekici işaretler, koronavirüs riskleri ve bu riskleri azaltmak için atılacak adımlara yönelik bilgilendirici materyeller bulundurulmalı,
  • Sahadaki zamanı ve kişiden kişiye teması sınırlandırmak için “içeri gir, antrenman yap ve dışarı çık” stratejileri uygulanmalı,
  • Sporcular ve teknik ekip antrenmana giyinmiş ve hazır olarak gelmeli,
  • Soyunma odaları, banyolar ve ortak kullanım alanlarının kullanımını en aza indirilmeli,
  • Mümkün olan yerlerde sporcular antrenman yerine ev/otelde duş almalı,
  • Sporcular ve diğer personel saha dışında yemek yemeli,
  • Spor salonunda, havuzda, setler arasında ya da efor esnasında en az 1,5 m’lik mesafe korunmalı ve evde / otelde yapılabilecek tüm görevler evde / otelde yapılmalıdır (örn. kurtarma oturumları, online toplantılar).

Antrenman Sonunda

  • Sporcular antrenman sonunda derhal kulüpten ayrılmalı,
  • Binadan ayrılan herkes mümkün olan en kısa sürede ellerini yıkamalı,
  • Kullanımdan sonra ekipmanın iyice temizlendiğinden emin olunmalı,
  • Bir sporcu antrenmandan sonra kendini iyi hissetmezse, önce doktora başvurmalı ve daha sonra kulübünü bilgilendirmeli (Kulüp daha sonra klavuzlarla kendilerine verilen tavsiyeleri takip edebilir),
  • Ekip üyeleri, kötü uygulamalara tanık olduklarında diğer üyelere kılavuzlara uymalarını nazik bir şekilde hatırlatmalıdır.

Ekipmanlarla COVID-19’un yayılabileceğine dair kesin bir kanıt olmasa da, enfekte olmuş bir kişiden solunum damlacıklarının bulaştığı sert yüzeylerde üç güne kadar hayatta kalabilmektedir.

Kaynaklar

1- Andreato LV, Coimbra DR, Andrade A. Challenges to Athletes During the Home Confinement Caused by the COVID-19 Pandemic. Strength and Conditioning Journal. 2020 Jun 1.2- Li Q, Guan X, Wu P, Wang X, Zhou L, Tong Y, Ren R, Leung KS, Lau EH, Wong JY, Xing X. Early transmission dynamics in Wuhan, China, of novel coronavirus–infected pneumonia. New England Journal of Medicine. 2020 Jan 29.

2- Ong SW, Tan YK, Chia PY, Lee TH, Ng OT, Wong MS, Marimuthu K. Air, surface environmental, and personal protective equipment contamination by severe acute respiratory syndrome coronavirus 2 (SARS-CoV-2) from a symptomatic patient. Jama. 2020 Apr 28;323(16):1610-2.4- World Health Organization (WHO). Coronavirus Disease (COVID-2019) Situation Reports: Situation Report—66. Available at: https://www.who.int/emergencies/diseases/novel-coronavirus-2019/situation-reports/. Accessed June 1, 2020.

3- Kampf G, Todt D, Pfaender S, Steinmann E. Persistence of coronaviruses on inanimate surfaces and their inactivation with biocidal agents. Journal of Hospital Infection. 2020 Mar 1;104(3):246-51.

4- Van Doremalen N, Bushmaker T, Morris DH, Holbrook MG, Gamble A, Williamson BN, Tamin A, Harcourt JL, Thornburg NJ, Gerber SI, Lloyd-Smith JO. Aerosol and surface stability of SARS-CoV-2 as compared with SARS-CoV-1. New England Journal of Medicine. 2020 Apr 16;382(16):1564-7.

5- Aspetar Clinical Guidelines : Safe Return to Sport during the COVID-19 Pandemic (2020).

6- World Health Organization. Key planning recommendations for Mass Gatherings in the context of COVID-19: interim guidance, 19 March 2020. World Health Organization; 2020.

DOKÜMANLAR
Bu makaleyi aşağıdaki linkten PDF dokümanı olarak indirebilirsiniz.
Read More

SPOR YARALANMALARINI AZALTMAK ve DAHA KALİTELİ SAHAYA DÖNÜŞLER YAPABİLMEK MÜMKÜN

Spor yaralanmaları sporcuların spor yaşantısındaki belki de en zorlayıcı deneyimlerden birisidir. Her ne kadar yaralanma, spor içerisinde büyük ölçüde kaçınılmaz görülse ve normalleştirilse de aslında önlenebilir bir olgudur. İnsan yaşantısına olumsuz etki eden bir olayı önlemenin en iyi yollarından birisi onun sebeplerini anlamaya çalışmaktan geçer.

Spor yaralanmalarının sebeplerini belirlemeye yönelik çok sayıda araştırma yapılmış, yapılan araştırmalar yaralanmaların oluşumunda anatomik, çevresel ve diğer fiziksel faktörlerin yanında psikolojik faktörlerin de önemli bir payının olduğunu ortaya koymuştur.

Yaralanmalarda Sebepler

Spor yaralanmalarına sebep olan psikolojik faktörlere ilişkin yapılan çalışmalara en büyük katkı Andersen ve Williams (1988) adlı iki araştırmacıdan gelmiştir. Araştırmacılar yaralanma sebeplerine ilişkin “Stres ve Yaralanma Modeli” adlı kapsamlı bir model geliştirmişler, 1998 yılında ise modele son şeklini vermişlerdir. Her ne kadar başka araştırmacılar bu modele eklemeler yaparak genişletmiş olsalar da yaralanma sebeplerine ilişkin en temel model bu olmuştur.

Modele göre yaralanmaya etki eden en temel psikolojik faktör yaşam stresidir ve yaşam stresinin kaynakları sporcunun kişisel, sosyal, akademik, mesleki ve spor yaşantısındaki olumlu ve olumsuz tüm olaylardır. Örneğin, başka bir şehre taşınma sporcu için bir stres kaynağı olabildiği gibi bir yakının kaybı da stres kaynağı olabilmektedir.

Modelde yaralanmaya sebep olduğu öne sürülen diğer etmenler kişilik özellikleri ve başa çıkma kaynaklarıdır.

Sürekli olarak, kaygı düzeyi yüksek, negatif zihinsel durumları baskın (kızgınlık, duygusal dengesizlik, vb.), saldırgan, sabırsız ve aşırı hırslı kişilik özelliklerine sahip sporcuların ciddi yaralanmalara daha yatkın oldukları anlaşılmıştır.

Başa çıkma kaynaklarından yaralanmalarla sıklıkla bağlantılı olduğu ortaya konan en önemli kaynak ise sosyal destektir. Araştırmalar düşük düzeyde sosyal destek algısının yaralanmaya yatkınlığı arttırdığını göstermektedir. Bunun yanı sıra modele göre sosyal destek ve kişilik özellikleri yaralanmaya doğrudan değil yaşam stresini etkileyerek kaynaklık etmektedir.

Önleme Bu sebepleri ortadan kaldırmaya yönelik etkinliği süreç içerisinde kanıtlanmış müdahaleler önerilmektedir. İlki sporculara stresi yönetmenin öğretilmesi, ikincisi sosyal desteğin arttırılmasıdır.

Stresi yönetmek için bilişsel yeniden yapılandırma, imgeleme ve gevşeme tekniklerinin kullanılması önerilmektedir. Bu teknikler aynı zamanda performans arttırma sürecinde de etkili olduğu için sporcunun spor kariyerinde genel olarak öğrenmesi ve kullanması gereken psikolojik müdahale yöntemleri olarak önerilmektedir.

Önleme konusunda unutulmaması gereken en önemli konulardan bir tanesi de sürecin bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi gerektiği konusudur.

Önleme süreci yalnızca psikolojik açıdan değil, diğer tüm etmenler birlikte ele alınarak desteklenmeli, takım doktorları/fizyoterapistleri, antrenörler/teknik ekip, psikologlar ve ailenin birlikte çalışması sağlanmalıdır. Yaralanmaların önlenmesinde gerçek başarı ancak bu şekilde sağlanabilecektir.

Özellikle içinde bulunduğumuz COVID-19 salgını sürecinde spor ortamından; yarışma ve antrenmanlardan uzak kalan sporcular için yaralanmaya kaynaklık eden bütün etmenlerin değerlendirilerek bütüncül bir yaklaşımla elimine edilmeye çalışılması oldukça önemlidir.

Yaralanmalarda Psikolojik Rehabilitasyon

Spor yaralanmalarında önemli unsurlardan birisi de rehabilitasyon sürecidir. Yaralanmalar önlenebilir olmasına rağmen, önlemek her zaman mümkün olamamaktadır. Sporcuların yaşamlarında çok sayıda yaralanma gerçekleşmektedir.

Ciddi spor yaralanmaları sonrasında sporcuyu uzun ya da kısa bir rehabilitasyon süreci beklemektedir. Tıpkı önlemede olduğu gibi, bu sürecin başarısında da etkisi olan anatomik çevresel ve fiziksel faktörlerin yanı sıra mutlaka üzerinde durulması gereken psikolojik faktörler de bulunmaktadır.

Yaralanmaları takiben sporcular bir takım psikolojik tepkiler vermektedirler. Verdikleri bu psikolojik tepkiler ve bu tepkilerle başa çıkma yolları, rehabilitasyonun başarısını büyük ölçüde etkilemektedir. Özellikle ciddi yaralanmalar sonrasında sporcular birtakım psikolojik zorluklar yaşamaktadır. Sporcular ciddi yaralanmaların yarattığı bu zorlukları yaşarken doğru bir destek süreci hayata geçirilmediğinde, sporu bırakma ya da spora dönse bile yeniden yaralanma gibi olumsuzluklar ortaya çıkabilmektedir.

Yaralanma sonrası rehabilitasyon sürecine ilişkin psikolojik zorluklarla başa çıkma yolları araştırmacıların ilgisini çekmiş ve bu konuda önemli çalışmalar yapılmıştır. Yapılan çalışmalara göre sporcular yaralanmalarının ardından içine girdikleri psikolojik duruma bağlı olarak bilişsel, duygusal ve davranışsal bazı tepkiler vermekte ve bu tepkilerin olumlu veya olumsuz oluşu ile birlikte şiddeti de rehabilitasyon sürecinin başarısını etkilemektedir.

Yaşanan süreçteki tepkiler takip edilerek psikolojik olumsuzluklar zamanında tespit edildiğinde uygun bir müdahale ile sporcunun yaralanmadan sonra spora dönüş sürecinin kolaylaşması söz konusu olabilmektedir.

Rehabilitasyon sürecinde sporcuların karşılaşabileceği psikolojik zorlukların en önemlileri öz saygı ve öz-yeterlikte azalma, depresyon, yeniden yaralanma ya da iyileşememe kaygıları, hareket etme korkusu (kinezyofobi), ağrı problemleri ve rehabilitasyona bağlanma sorunlarıdır.

Bunlar çoğu kez sağlık profesyonelleri tarafından fark edilememekte ve rehabilitasyon sürecinin uzamasına ve olumsuz etkilenmesine neden olabilmektedir.

Rehabilitasyon Sürecinde Psikolojik Müdahaleler

Sporcuların rehabilitasyon sürecinde karşılaşılan psikolojik zorluklarla başa çıkmada kullanılması önerilen bazı müdahale teknikleri şunlardır,

• Biofeedback

• Gevşeme ve imgeleme tekniklerinin öğretilmesi

• Hedef belirleme

• Kendi kendine konuşma

• Tüm bunların birleşiminden oluşan çoklu müdahaleler

Bu müdahaleler sayesinde sporcuların iyileşme ve spora geri dönüşleri hızlanmaktadır. Bu süreçte de en etkili yol, bütüncül bir yaklaşımla takım doktorları/fizyoterapistleri, antrenörler/teknik ekip, psikologlar ve ailenin bir arada hareket etmesi olacaktır.

Kaynaklar

1. Brewer, B. W., & Redmond, C. (2016). Psychology of sport injury. Human Kinetics.

2. Brewer, B. W. (Ed.). (2009). Sport psychology. Oxford, UK: Wiley-Blackwell. Pg:75-86

3. Andersen, M. B., & Williams, J. M. (1988). A model of stress and athletic injury: Prediction and prevention. Journal of sport and exercise psychology, 10 (3), 294-306.

DOKÜMANLAR
Bu makaleyi aşağıdaki linkten PDF dokümanı olarak indirebilirsiniz.
Read More

KASIĞIM NEDEN AĞRIYOR?

Kasık ağrısı, spor yapanlarda sık görülen sorunlardan biridir. Bölgenin anatomik yapısı nedeniyle tanı koymak oldukça zordur. Özellikle tekme, hızlı ivmelenme, yavaşlamalar ve ani yön değişiklikleri yapan sporcularda yaygındır. Genellikle ağrı, sportif aktivite ile artar. Kasık ağrısı oluşturan birçok sebep vardır. Bu sebepler şu şekilde sıralanabilir.

Kas Kaynaklı Nedenler

Kasık ağrısının en sık görülen nedenleri olarak bu bölgedeki kas, tendon, bağ yapılarının aşırı zorlanması ve tendinitler gelir. Kasık tendinitleri (kasık ağrısı), tendonun veya kasın aşırı yüklenmeleri sonucunda görülür.

Kas zorlanmaları ya da yırtıkları kasık ağrısı yapabilir. Kas yırtıklarında ya da çekmelerinde, kasın üzerine bir baskı uygulandığı zaman ağrı artar. Ağrı bazen çekme/gerilme hissi şeklinde olabileceği gibi bıçak batması şeklinde de olabilir.

Özellikle futbol, basketbol, buz hokeyi gibi o bölgenin makaslama hareketlerinin sık yapıldığı spor dallarında sık görülür.

Osteitis Pubis

Osteitis pubis, sık görülen kasık ağrılarından biridir. Başlangıçta sadece pubik kemiği üzerinde olan ağrı, zamanla alt karına, kasık kaslarına, testislere, skrotuma ve perineye yayılır. Eğer ağrının başlangıcında sportif aktivite şiddeti düşürülmezse istirahatte ağrı olmaya başlar.
Osteitis pubis genellikle futbol, basketbol, hokey gibi ani dönüşlerin ve hareketlerin olduğu sporlarda daha sık görülür.

Sporcu Fıtığı-Atletik Pubalji

Özellikle karın içi basıncının arttığı durumlarda rastlanır. Kasıktaki kasların gevşek olması ya da hasar alması sonucu bu bölgede yumru yada şişkinlik oluşabilir. Genellikle semptomların giderek kötüleştiği sinsi bir ağrı başlangıcı vardır. Genellikle hastalar yaygın ve derin, aktiviteye bağlı kasık ağrısından şikayetçidir. Ağrı kasık bölgesine, perineye, karın kaslarına ve bazen de testislere yayılabilir.

Stres Kırıkları

Stres kırıklarının en önemli nedeni aşırı yüklenmelerdir. Bu tür vakalar daha az görülmekle beraber özellikle pubik kemiği, kalça ve pelvis stres kırıkları sonucu ciddi ağrıların ortaya çıkmasına sebep olur.

Klinik (tedavi) başlangıcında ve aktivitelerle ağrı şeklindeyken ileri vakalarda gece ağrısı halinde olabilir. Bunun dışında femur başında oluşan stres kırığı ise çok nadir görülebilir. Bu vakalarda komplikasyon (istenmeyen etkiler) olma ihtimali akılda tutulmalıdır.

Sakroiliak Eklem Disfonksiyonu

Sakroiliak eklem disfonksiyonu yaygın, az anlaşılmış ve sıklıkla gözden kaçan bir durumdur. Daha çok, sırt ağrısının bir nedeni olmasına rağmen, hastaların yaklaşık 1/5’i ağrıyı kasıklarında hisseder. Eklem fonksiyonun bozulması aynı zamanda yüklenme aksını bozarak kasık bölgesinde kas ve kemik kaynaklı sorunların oluşmasına yol açabilir.

Kalça Eklem Bozuklukları

Kalça eklemi problemlerinin bir kısmı özellikle kasık bölgesinde görülen ağrılardır. Kalça ekleminin sıkışma sendromları; labrum yırtığı ve eklem kireçlenmesi gibi durumlar, kasık ağrısının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Kasık ağrısı tanısında kalça problemleri mutlaka düşünülmelidir.

Sinir Kaynaklı Nedenler

Nadiren, sinir tuzaklanma sendromları adı verilen durumlar kasık ağrısı nedeni olarak karşımıza çıkar. Bu olay sinirin geçiş yaptığı kanalda ya da kaslar arasında baskı altında kalması sonucunda görülür. Etkilenen sinir bölgesinin yerine göre tedavi şekillenir. Örneğin; lomber bölge düzeyinde özellikle L1-3 kök basıları, nadiren de olsa kasık bölgesine vuran ağrılar yapabilir.

Sporla İlişkili Olmayan Kasık Ağrıları

Karın içi sorunlar örneğin, anevrizma, apandisit, inflamatuar bağırsak hastalığı gibi problemler, genitoüriner sorunlar (örneğin, idrar yolu enfeksiyonu, lenfadenit, prostatit, skrotal ve testiküler anormallikler, jinekolojik anormallikler, böbrek taşı.) bel fıtığı ve bazı tümörler kasık bölgesine yansıyan ağrılar yapabilir.

Kasık Ağrılarının Değerlendirilmesi

Sporcularda kasık ağrısının teşhisi zordur. Çünkü bu bölgenin anatomisinin karışık olmasıyla birlikte iki veya daha fazla yaralanma sıklıkla bir arada bulunabilir. Hastanın ayrıntılı hikayesi ve fizik muayene tanıda oldukça önemlidir. Kasık ağrılarında muayenede biyomekanik değerlendirme mutlaka yapılmalıdır.

• Görüntüleme Çalışmaları

Görüntüleme çalışmaları, sakatlığın teşhisinde yardımcı olur, ancak bulgular genellikle belirli değildir. Bu amaçla yapılan direk grafi, kemik dokusu ile ilgili sorunların teşhisinde önemlidir.

• Ultrason (US)

Kas ve tendon sorunlarının gösterilmesinde, sporcu fıtığının değerlendirilmesinde oldukça yararlıdır. Ancak ultrason kullanıcıya bağlı bir yöntemdir ve deneyimli kullanıcı gerektirir.

• Manyetik Rezonans (MR)

Manyetik Rezonans (MR) sık yapılan görüntüleme tekniklerinden biridir. Kas yırtığı, tendinit ve osteitis pubis tanısını ortaya koyar. Ancak özellikle ağrısı olmayan osteitis pubisli sporcuda, MR’da klinikle uyumsuz görüntü görülebilir.

• Rehabilitasyon

Kas ve tendon yaralanmaları ve osteitis pubis genellikle uygun rehabilitasyona cevap verir. Ancak zaman süresi uzayabilir.

• Cerrahi Tedavi

Genellikle rehabilitasyona yanıt vermeyen atletik pubalji veya spor fıtığı için gerekmektedir. Kasık ağrısı tanısı değerlendirilirken mutlaka kas-iskelet sistemi kaynaklı olmayan nedenler akılda tutulmalıdır.

Kaynaklar
  1. Beatty T. Osteitis pubis in athletes. Curr Sports Med Rep. 2012; 11: 96-98.
  2. Macintyre J , Johson C, Schroeder EL. Groin pain in athletes Current Sports Medicine Reports: December 2006 – Volume 5 – Issue 6 – p 293-299
  3. Hiti CJ, Stevens KJ, Jamati MK, Garza D, Matheson GO. Athletic osteitis pubis. Sports Med. 2011 May 1;41(5):361-76
  4. Knoeller SM, Uhl M, Herget GW. Osteitis or osteomyelitis of the pubis? A diagnostic and therapeutic challenge: report of 9 cases and review of the literature. Acta Orthop Belg 2006; 72: 541-548.
  5. Weber MA, Rehnitz C,. Ott H,. Streich N. Groin Pain in Athletes. Fortschr Röntgenstr 2013; 185(12): 1139-1148
  6. Ekstrand J, Hilding J. The incidence and differential diagnosis of acute groin injuries in male soccer players. Scand J Med Sci Sports 1999; 9: 98-103
  7. Hölmich P, Uhrskou P, Ulnits L, Kanstrup IL, Nielsen MB, Bjerg AM, Krogsgaard K. Effectiveness of active physical training as treatment for long-standing adductor-related groin pain in athletes: randomised trial. Lancet 1999; 353: 439-443
  8. Rodriguez C, Miguel A, Lima H, Heinrichs K. Osteitis Pubis Syndrome in the Professional Soccer Athlete: A Case Report. J Athl Train 2001; 36: 437-440
  9. Omar IM, Zoga AC, Kavanagh EC, Koulouris G, Bergin D, Gopez AG, Morrison WB, Meyers WC. Athletic pubalgia and “sports hernia”: optimal MR imaging technique and findings. Radiographics 2008; 28: 1415-1438
  10. Angoules AG. Osteitis pubis in elite athletes: Diagnostic and therapeutic approach. World J Orthop 2015 October 18; 6(9): 672-679.
  11. Tibor LM, Sekiya JK. Differential diagnosis of pain around the hip joint. Arthroscopy 2008; 24: 1407-1421
  12. Choi H, McCartney M, Best TM. Treatment of osteitis pubis and osteomyelitis of the pubic symphysis in athletes: a systematic review. Br J Sports Med 2011; 45: 57-64
  13. Farber AJ, Wilckens JH. Sports hernia: diagnosis and therapeutic approach. J Am Acad Orthop Surg 2007; 15: 507-514
  14. Ross JR, Stone RM, Larson CM. Core Muscle Injury/Sports Hernia/Athletic Pubalgia, and Femoroacetabular Impingement. Sports Med Arthrosc Rev. 2015 Dec;23(4):213-20.
  15. Morelli V, Smith V. Groin injuries in athletes. Am Fam Physician 2001; 64: 1405-1414
  16. Kunduracioglu B, Yilmaz C, Yorubulut M, Kudas S. Magnetic resonance findings of osteitis pubis. J Magn Reson Imaging. 2007 Mar;25(3):535-9.
  17. Vasileff WK, Nekhline M, Kolowich PA, Talpos GB, Eyler WR, Van Holsbeeck M. Inguinal Hernia in Athletes: Role of Dynamic Ultrasound. Sports Health. 2017 Sep/Oct;9(5):414-421.
  18. Koulouris G. Imaging review of groin pain in elite athletes: an anatomic approach to imaging findings. AJR Am J Roentgenol 2008; 191: 962-972
  19. Cheatham SW, Kolber MJ, Shimamura KK. The Effectiveness of Nonoperative Rehabilitation Programs for Athletes Diagnosed With Osteitis Pubis. J Sport Rehabil. 2016
    Dec;25(4):399-403.
  20. McAleer SS, Lippie E, Norman D, Riepenhof H. Nonoperative Management, Rehabilitation, and Functional and Clinical Progression of Osteitis Pubis/Pubic Bone Stress in Professional Soccer Players: A Case Series. J Orthop Sports Phys Ther. 2017 Sep;47(9):683-690.
DOKÜMANLAR
Bu makaleyi aşağıdaki linkten PDF dokümanı olarak indirebilirsiniz.
Read More
ETİKET BULUTU
adet algılanan yorgunluk ani ölüm antrenman artroskopi ayak bileği ağrı ağırlık aşil tendonu Aşırı kullanım yaralanmaları bağışıklık bel ağrısı beslenme beslenme stratejileri bilişsel bisiklet ergometresi burkulma bırakma carpal tünel sendromu cinsiyete özgü yaralanma COVID-19 dayanıklılık antrenmanı dehidrasyon dirsek disk diyet diz diz yaralanması doku dışsal motivasyon egzersiz hazırlık hedef belirleme heyecan imgeleme immobilizasyon iyileşme içsel motivasyon jet-lag kadın sporcu kalp büyümesi kalça eklemi kas kas yaralanması kasık ağrısı kaybetme kaygı kemik kilo kilo kaybı klinik bulgu kontrol koruma korunma Koşucu yaralanmaları kronik kronik tendinit kıkırdak Mediyal tibial stres sendromu menisküs motivasyon muayene nefes odaklanma olimpik olimpiyat omurga omuz osteitis pubis performans performans hedefi performans kaybı PRP psikolojik rehabilitasyon rehabilitasyon risk risk faktörleri sakatlık sosyal medya spor sporcu sporcu fıtığı sporcu kalbi sporcularda seyahat spor hekimliği spor yaralanmaları stres stres kırığı Stres yaralanmaları sürantrene sürantrenman süreklilik sürüş pozisyonu sıcak sıvı kaybı tanı taper antrenmanı tedavi tekrarlayan tenisçi dirseği transfer etkisi turist ishali yaralanma yarışmacı yol haritası yorgunluk yoğun egzersiz yönetim yöntem zihinsel zihinsel hazırlık önlemler ön çapraz bağ